<?xml version="1.0" encoding="windows-1254"?><?xml-stylesheet title="XSL_formatting" type="text/xsl" href="rss_898.xsl" ?>
<rss version="2.0" 
  xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
  xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
  xmlns:admin="http://webns.net/mvcb/"
  xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#">

<channel>
<title>Nihat Genç</title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com</link>
<description>Herkes Anlayabildigi Kadar Ya$ar..! ve anlayamadigi $eyleri Umursamadan Ölup Gider..! Karakutu.com - Kültür ve Sanat Platformu</description>
<image>
   <link>http://www.karakutu.com</link>
   <title>Karakutu.com</title>
   <url>http://www.karakutu.com/logo.gif</url>
   </image>
<dc:language>tr-tr</dc:language>
<dc:creator>fake@truden.com</dc:creator>
<dc:date>2008-07-05T05:33:58+03:00</dc:date>

<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
<sy:updateBase>2008-07-05T05:33:58+03:00</sy:updateBase>

<item>
<title>9 Haziran 2007 Tarihli Konuşmanın Kayıtları Karakutu.tv'de</title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=2996</link>
<description><![CDATA[<p><font class="content"><b>9 Haziran 2007 Tarihli Konuşmanın Kayıtları Karakutu.tv'ye 
eklenmiştir.<br>
</b><br>
<br>
<b>
<a href="http://video.karakutu.com/modules.php?name=Video_Stream&page=watch&id=378&d=1">
Karakutu.tv - Nihat Genç 9 Haziran 2007 1.Bölüm</a><br>
<br>
<a href="http://video.karakutu.com/modules.php?name=Video_Stream&page=watch&id=377&d=1">
Karakutu.tv - Nihat Genç 9 Haziran 2007 2.Bölüm</a> <br>
<br>
<a href="http://video.karakutu.com/modules.php?name=Video_Stream&page=watch&id=376&d=1">
Karakutu.tv - Nihat Genç 9 Haziran 2007 3.Bölüm</a> </b></font></p>

<p><b><a href="http://video.karakutu.com/Video_Stream-categoryby-8">Diğer 
videolar için tıklayın</a></b></p>
]]></description>
<guid isPermaLink="false">2996@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2007-08-13T23:09:42+03:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Başka hesap yapsınlar!  Bu toprağa giriş yok artık!</title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=2629</link>
<description><![CDATA[<p><b>Hrant Dink ile ilgili yaptığı konuşmanın çözümü...</b></p>
<p><b>* * *</b></p>
<p>Binlerce yıl yan yana yaşanmış bir tarih ve bu tarihte içimizde yaşamış 
insanlar, insanlar emperyalistlerin de kandırmasıyla büyük bir oyuna geldiler ve 
dağıldılar. Mısır’a gittik, Suriye’ye gittik. Lübnan’a gittik, İran’a gittik ve 
Hrant’ın her gittiğimiz yerde ilk işi oradaki Ermenileri aramaktı. Gidiyor, 
onların tarih kitaplarını arıyor, onlarla konuşuyor. Ermenilerin milli 
simgesidir nar. Nar bin parçaya bölünmek demek. Hrant “Ermeni halkı işte bu 
nardır” dedi. <br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">2629@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2007-01-27T05:34:56+03:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Kültür ambargosunu birlikte kıracaktık</title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=2613</link>
<description><![CDATA[<p><b>Hrant Dink cinayetini Trabzonlu bir gencin gerçekleştirdiğini duyunca ilk 
tepkiniz ne oldu?<br>
</b><br>
Eyvah, dedim. Yine Trabzon’a çullanacaklar. Medya dönüp dolaşıp bizim 
vatanseverliğimizi afişe etmeye, hedef göstermeye çalışacak. Trabzon’da doğup 
büyüyen insanlar, ya büyük bir sinema yapacak ya da mafyanın başı olacak. Biz 
buna delidoluluk diyoruz. <br><br>Dünyayı değiştirmek, dünyayı fethetme, diyoruz. Ancak 
günümüzden konuşacak olursak, 12 Eylül öncesi anarşi döneminde, Türkiye ve 
Avrupa çapındaki ünlenmiş sağcı mafyalar, lider tetikçi ve kabadayı kadrolarını 
bu şehirden seçmiştir. Bunun yoksullukla, ekonomiyle alakası yoktur. Çünkü çok 
zengin ailelerin çocukları dahi bu mafyada kabadayılığa soyunmuştur. </p>
]]></description>
<guid isPermaLink="false">2613@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2007-01-24T16:36:34+03:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Karakutu'dan Kamuoyuna Duyurulur!</title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=2612</link>
<description><![CDATA[<p>Türk medya tarihinde ilk defa noter tarafından yalan haberciliği belgelenen 
malum haber organı (!) sermayesinin kaynağını 1 Mart tezkeresinde Amerikan 
bayrağını sallandırarak elde etmiş ve halkı galeyana getirmeye çalışarak 
habercilik anlayışını ortaya koymuştur. <br>
<br>
<b>Böylesine bir haber organını muhatap alıp cevap vermemiz beklenemez!<br>
</b><br>
Bu malum haber organının haberlerini bizlere iletip, cevap verin diyen 
üyelerimizi de kınıyoruz. <br>
<br>
Lütfen sitemizi terk etsinler. Derdimiz iftiralara cevap vermek değil, kimin ne 
olduğunun bilinmesine yardımcı olmaktır!<br>
<br>
<b>Trabzon’daki çocuklar, babaannelerini, ninelerini, Nihat Genç’ten daha çok 
dinlerler.<br>
</b><br>
 </p>
<p>Kamuoyuna saygıyla duyurulur.<br>
<br>
<br>
<b>Karakutu.com - Nihatgenc.com</b></p>]]></description>
<guid isPermaLink="false">2612@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2007-01-24T16:34:08+03:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Hrant Dink üzerine</title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=2595</link>
<description><![CDATA[<p>Hrant Dink'in ardından...</p>
<p><b><a href="http://www.karakutu.com/tv/Hrant-Dink.htm">Dinleyin</a></b><br>
<br>
 </p>]]></description>
<guid isPermaLink="false">2595@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2007-01-21T02:09:26+03:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Skytürk konuşmaları güncellendi</title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=2365</link>
<description><![CDATA[<p>Çeşitli tarihlerde yapılmış olan ve sitemizde bulunmayan 18 yeni konuşma 
kaydı eklenmiştir.<br>
<br>
<b><a href="/tv/">İzleyin</a></b></p>]]></description>
<guid isPermaLink="false">2365@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2006-12-24T08:44:21+03:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Orhan Pamuk ve Nobel</title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=1937</link>
<description><![CDATA[<p>Orhan Pamuk ve Nobel üzerine yaptığı konuşma <b>
<a href="http://www.karakutu.tv">Karakutu.Tv</a></b>'de</p>

]]></description>
<guid isPermaLink="false">1937@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2006-10-19T18:09:22+03:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Nuh'un Gemisi Neresi ?</title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=1886</link>
<description><![CDATA[<p>Çocukların öldürüldüğü bir savaşın galibi olmaz</p>
<p><b><a href="/tv/Nihat_Genc_karakutu.htm">İzleyin</a></b></p>]]></description>
<guid isPermaLink="false">1886@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2006-08-20T00:53:52+03:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Dünyanın en aşağılık medya patronu kim ?</title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=1833</link>
<description><![CDATA[<p>Allah, Din, İman, Evliya, Mehmetçik, Cami, Seda Sayan, Seren Serengil, Enver 
Ören, İhlas Finans, İhlaszedeler...</p>
<p>Ve</p>
<p>Rupert Murdoch... <br>
<br>
TGRT ...<br>
<br>
Dünyanın en aşağılık medya patronu kim ?<br>
<br>
<br>
* * * <br>
<br>
Fethullah Gülen...<br><br>
Abant Toplantıları...]]></description>
<guid isPermaLink="false">1833@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2006-07-31T19:44:02+03:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Öfkemizi Kusalım!</title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=1801</link>
<description><![CDATA[<p>21 Temmuz Konuşmasından bir kesit... Karakutu Tv'ye eklendi... </p>
<p><b><a href="/tv/">İzlemek için tıklayın</a></b></p>]]></description>
<guid isPermaLink="false">1801@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2006-07-24T10:23:10+03:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Ece Temelkuran'a yanıt!</title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=1773</link>
<description><![CDATA[<p><b>Ece Temelkuran “İsrail’in öldürdüğü yeşil bayrak taşıyorsa, acımam” demeye 
getiriyor<br>
</b><br>
Ece Temelkuran ruh hastası ideolojinin bir kurbanı olarak solculuğun düştüğü en 
kepaze yeri bize gösteriyor, şuraya bakar mısın: Bugün orada Müslümanlar İsrail 
bombalarıyla ölürken, hanımefendi ölüler içinde ayrım yapmaya çalışıyor. Bu 
ölenler Hamasmış, üzülelim mi? Üzülmesek bize ABD’ci mi derler gibi zırvalıklar… 
Hanımefendi kahvede kendine yakışıklı mı seçiyor? Yeşil gömlekli olur, kırmızılı 
olmaz. <br>
<br>
<b>ŞABRA-ŞATİLLA'DA KATLEDİLENLER KOTLUYDU!</b><br>
<br>
Bu hanımefendi Şabra-Şatilla’yı görmüş olsaydı orda Maruni ve İsrail 
işbirliğiyle öldürülen genç kızların hemen hepsinin kot pantolonlu olduğunu 
bilirdi. Şimdi biz ölen insan örtülü, kot pantolonlu diye ayrım mı yapacağız? 
İnsanların şerefli ölmesi için Kübalı mı, Vietnamlı mı olması lazım? <br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">1773@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2006-07-17T12:58:10+03:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Engin Ardıç'a yanıt!</title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=1771</link>
<description><![CDATA[<p><b>&#34;30 YILLIK YAZAR CEHALETİNİ ORTAYA KOYDU&#34;</b><br>
<br>
Bazı yazarlar vardır onlara hiç yazmamaları için halk arasında para toplayıp 
vermek gerekir. Cahilliklerini bir yığın bilgi yanlışıyla, kelimeleri tezek 
parçaları gibi bilen bilmeyen herkese ve her yere sıçratmalarını önlemek lazım.
<br>
<br>
Engin Ardıç’ın <b>
<a href="modules.php?name=News&file=article&sid=1765&mode=&order=0&thold=0">
bugünkü yazısı</a></b> 30 yıldır medyada yazı yazan bir kalemin Ortadoğu 
konusunda hiçbir bilgisi olmadığının açık belgesi. Ayrıca tarih felsefesinden 
yoksun, Ortadoğu’nun tarihi ve bugünkü siyasal güçler hakkında, Ortadoğu’daki 
kültürler üzerine hiçbir şey bilmiyor. <br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">1771@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2006-07-17T12:50:37+03:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Karakutu Tv'ye 6 yeni  klip eklendi.</title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=1620</link>
<description><![CDATA[<p>Türk edebiyatının son dönem en çok okunan, tartışılan, kitapları baskı üstüne 
baskı yapan Karakutu yazarı Nihat Genç'in  6 adet yeni Tv programı  <b>
<a href="http://video.karakutu.com">Karakutu Tv</a></b> bölümüne eklenmiştir.</p>
]]></description>
<guid isPermaLink="false">1620@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2006-05-26T16:08:03+03:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Söyleşi</title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=1572</link>
<description><![CDATA[<br><b>
SEZER'İN AÇIKLAMASINDA BAHANE BULAMIYORUM</b><br>
<br><b>Son dönemde Cumhurbaşkanı ile Başbakan arasında bir gerilim 
yaşanıyor. Cumhurbaşkanı laiklik ve irtica konularında uyarılar yaptı. Başbakan 
da sert cevaplar verdi. <br>
<br>
</b> Ben Cumhurbaşkanımızı başından bugüne kadar bir amigosu gibi, bir 
taraftarı olarak desteklemiş birisiyim. Onu seviyorum. .. Bu tavrım 
Cumhurbaşkanına karşı değişmeyecektir. Ancak bu son açıklaması, tahmin ediyorum, 
geleneksel bir dil alışkanlığı... Hani her 23 Nisan'da ya da Cumhuriyet 
Bayramında aynı konuşmalar yapılır ya... Cumhurbaşkanımız da ne zaman ekrana 
çıksa, irtica uyarısını yapıyor. Bu, devletin resmi bir refleksidir. Hepimizde 
de bu refleks malumdur... Doğrusu, bugünlerde niçin birden ortaya çıktığı 
konusunda herkes şaşkın... <br>
<br><b>Son zamanlarda Cumhurbaşkanlığı seçiminin, AK Parti için kırılma 
noktası olabileceği yönünde tartışmalar var. Bu yüzden AK Parti içinde partinin 
geleceğine dönük kaygılar yaşanıyor. Tayyip Erdoğan Köşk'e çıkarsa AK Parti 
çöker mi? </b><br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">1572@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2006-05-12T00:03:27+03:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Karakutu Tv&#039;ye 7 yeni  klip eklendi.</title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=1567</link>
<description><![CDATA[<br><br> <b>Nihat Genç'in </b> 03 -10 - 17 ve 24 Şubat tarihlerindeki Skytürk konuşması Tv bölümüne eklenmiştir. 
]]></description>
<guid isPermaLink="false">1567@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2006-05-10T13:16:06+03:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Müslümanlık eğilmiyor, bükülmüyor bunu gördüler</title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=1412</link>
<description><![CDATA[<p><b>Batı'nın İslâm ve Müslümanlar karşısındaki hazımsızlığını değerlendiren 
yazar Nihat Genç: <br>
</b><br>
Karikatür hakaretini “Batı’nın, Hıristiyanlığın ölümü 
karşısında Müslümanlığın yükselişini hazmedememesinin bir sonucu” şeklinde 
değerlendirdi. Nihat Genç şöyle konuştu: “Şaşkınlıkları şu; Müslümanlık 
eğilmiyor, bükülmüyor, hayatına her kıtada, her coğrafyada, her şehirde canlı 
bir şekilde devam ediyor. <br>
<br>
Avrupalı değerler, bunları oyuncaklaştırabileceklerini, kendi şehirleri 
içerisinde varoşlaştırabileceğini, ya da kendi şehirleri içerisinde münasip bir 
yere yerleştirebileceğini düşünüyordu. Ama aksine Hıristiyanlık hayat olarak 
ölürken, Müslümanlık Batı’da, Batı şehirlerinde hayat olarak, büyük bir varlık 
olarak ilerliyor.” <br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">1412@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2006-02-16T08:50:00+03:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Nihat Genç bir iftiradan kurtuldu</title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=1364</link>
<description><![CDATA[<p><b>Nihat Genç&#8217;in suçu ne?  <br>
</b><br>
Nihat Genç&#8217;i tanıyoruz. Günümüz edebiyatının en önemli 

hikayecilerinden biri. 
Son derece çarpıcı romanlar, hikayeler yazdı. Biz de onun hikayelerini merakla, 
heyecanla, sevinerek, şaşırarak okuduk. <br>
Nihat Genç, edebiyatın çok ama çok cazip, şenlikli, pırıltılı, berrak, mukaddes 
bir 

alan olduğunu gösterdi bize. <br>
<br>
Hayatımızda, gözümüzün önünde olup da, gerçek nitelikleriyle ele alamadığımız, 
derinlemesine kavrayamadığımız birçok olayı, onun hikayeleri sayesinde sonuna 
kadar anladık. Zihnimiz açıldı, 

ufkumuz açıldı, ferahladık, güçlendik...<br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">1364@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2006-01-17T05:50:00+03:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Skytürk'te 30 Aralık Cuma Günü Yapılan Nihat Genç Söyleşisi: Orhan Pamuk Üzerine</title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=1354</link>
<description><![CDATA[<p><b>Israrla istediğiniz Cuma günü yapılan söyleşinin kayıtlarını sizlerle 
paylaşıyoruz.<br>
</b><br>
<b>Karakutu Tv</b> bölümüne sponsor bulabilirsek başyazarımız <b>Sayın Nihat 
Genç'in</b> her hafta  Skytürk'te yapılan söyleşilerini ve geçmiş arşivi 
sizlerin hizmetine sunacağız. Bu konu ile ilgili yardımcı olacak arkadaşlar 
lütfen <b><a href="http://www.karakutu.com/modules.php?name=Feedback">irtibat</a></b> 
bölümünden bizimle temasa geçsinler. <br>
<br>
Nihat Genç'in 30 Aralık Cuma günü <b>Skytürk'te</b> "Ne var Ne yok" programında
<b>Serdar Akinan</b> ile yaptığı söyleşinin tamamını  sizlere 
sunuyoruz.<br>
<br>
<b>Orhan Pamuk kimdir, nasıl şöhret olmuştur, kimler desteklemiştir, kitaplarını 
kimler çevirmiştir ? <br>
Arkasında istihbarat örgütleri mi vardır ? <br>
Orhan Pamuk fikir hırsızı mıdır ? <br>
Hangi kitabının bir bölümü bire bir intihaldir ? Bunu ortaya kim çıkartmıştır ?
<br>
Sibel Can ve Orhan Pamuk medyada büyütülürken, Türkiye'de dünyanın en büyük 
bankacılık soygunu yapılırken aydınlar neden sessiz kalmışlardır ?  <br>
Neler olmuştur ? <br>
Hangi medya patronları Türkiye'yi soymuştur ? <br>
Aydın kimdir ? <br>
Türkiye'de namuslu aydın var mıdır ? <br>
<br>
ve daha bir çok sorunun cevabını bulabilirsiniz.</b></p>]]></description>
<guid isPermaLink="false">1354@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2006-01-04T21:55:00+03:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>ARAPLAR İNSAN DEĞİL Mİ?</title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=1294</link>
<description><![CDATA[<div><br />SKY T&#252;rk TV&#8217;de haftalık konuşmalar yapıyorum, ge&#231;tiğimiz haftalarda izlenme oranları geldi. Neye 

uğradığımızı şaşırdık, &#231;&#252;nk&#252;, olağan&#252;st&#252; y&#252;ksek rakamlar &#231;ıktı. Benzer programların bir/iki/beş katı değil, elli kat b&#252;y&#252;k izlenme oranı. <br /><br />Nihayetinde bir yazar konuşuyor. Ve bir 

eğlence programı ya da bir dizi değil. Bu olağan&#252;st&#252; izlenme oranının sebebi nedir? İlerki yazılarımda bunu da tartışırız. <br /><br />Ancak, birşey dikkatimi &#231;ekti. Leman Dergisi&#8217;nde yazdığım on beş yıla varan maceram 

i&#231;inde kitaplarımın &#231;oğunun on baskıyı ge&#231;tiği halde &#231;ok satanlar listesinde yer almadığını sık&#231;a şikayet etmişimdir. Şimdi aynı şey ekranda oluyor. Bu kadar y&#252;ksek ve g&#246;r&#252;lmemiş izlenme 

oranı ortada. <br /></div><br />]]></description>
<guid isPermaLink="false">1294@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2005-11-09T08:25:00+03:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Nihat Genç'le Söyleşi</title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=1198</link>
<description><![CDATA[<p>Onur ve kitap delisi. Karadeniz dağlarındaki bulut ormanlarından ladin ağaçları 
kadar dik, soylu, toprağına bağlı! Pasinler Ovası, 

Rumeli türküleri gibi sevdim 
onu. Yüzünü seyrettim aylarca, bir Hitit tabletini çözümlüyor gibi. Sakalları 
ipeksi yelken bezinden, boynu her yerde dik, yelken direği gibi. <br><br>Bir hayalet 
gemi dolaşıyor aramızda. Çölde kaybolanlar 

&#8216;serap&#8217; görür, eski gemiciler ise hep 
bir hayalet gemi gibi. Yitirdiğimiz eski zaman masallarını taşıyor, yükünü 
yıkacak bir kıyı, bir liman arıyor! Ne büyük fırtınalardan geçmiş, binbir gece 
değil, beşbin gece hücrelerde bu 

hayallerden büyük dalgalarla boğuşmuş. Hani, 
ıssız bir adaya düşsen yanında ne olsun istersin sorusunun tam cevabı O. (Nihat 
Genç)<br>
<br>
<b>Eşber Yağmurdereli&#8217;ye gittik. O sizi çok anlattı, okuduk ve geldik dedik, bize 


Nihat Genç&#8217;i anlatın. Bostancı&#8217;da, istasyonun yanında nargile içiyor, etrafını 
çevirenlerle sohbet ediyordu. Sıcacık karşıladı bizi. Nasıl tanışmış, nerelere 
gitmiş, birbirinizle neleri paylaşmıştınız. </b><br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">1198@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2005-09-23T14:16:10+03:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>NİHAT GENÇ: CİHAN DEMİRCİ LEMAN'A İFTİRA ATTI</title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=1163</link>
<description><![CDATA[<p>Cihan Demirci'nin Medyatava'da yayınlanan açıklaması üzerine Nihat Genç de 
bir açıklama 

gönderdi. Genç, "Bu arkadaş onur sahibiyse bu iftirayı neden 
yaptığını açıklar. Reklam düşkünüyse, bu iftirayı neden yaptığını hiç açıklamaz" 
dedi. <br>
<br>
<br>
CİHAN DEMİRCİ'NİN MEDYA TAVA'DAKİ AÇIKLAMALARINA 

CEVABIMDIR<br>
Allah rızası için okuyucular, Medya Tava, birisi bize yardımcı olsun.<br>
<br>
Akılalmaz ruh hastalıklarıyla karşı karşıyayız. Benim Cihan Demirci'yle ne işim 
olur. Ona hakaret ederek nereye varacağım. Bana ne? 

<br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">1163@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2005-09-06T13:04:12+03:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Nihat Genç, Serdar Turgut'un ''Gösteri Maçı'' Teklifini Kabul Etti.</title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=1157</link>
<description><![CDATA[<p><b>Nihat Genç'ten Engin Ardıç'a cevap</b><br>
<br>
"Asıl mesele Engin 

Ardıç&#8217;ın çalıştığım dergiye Saddamcı- Apocu suçlamasında 
bulunması ve peşimden bana &#8220;yavrum, oğlum&#8221; gibi şamar oğlanı üslubuyla 
konuşmasıdır. O 53 yaşındaysa ben de 51 yaşındayım. Onun boyu kadar kitap 


yazdım. İşim olmaz.<br>
<br>
"Üç gün aradan sonra, yazımı yayınlamayan ve telefonlara çıkmayan Serdar Turgut 
nihayet beni arayıp bir düello teklif eder gibi &#8220;Engin Ardıç bugün senin 
aleyhinde yazacak, sen de ona cevap 

vermek hakkına sahipsin dedi. Ben tekrar 
Akşam&#8217;a dönüp Engin Ardıç&#8217;a cevap veremeyeceğimi düşündüm. Sonra kendi kendime 
&#8220;Bunlar benden bir gösteri maçı istiyor, bir rating dertleri var ve benim o 
horozcu, 

dövüşçü üslubumla polemik yaratmamı bekliyorlar&#8221; dedim. Evet, bu 
gösteri maçını kabul ediyor ve Akşam&#8217;a dönüyorum. Ancak, bu gösteri maçının her 
raundu için, Akşamdan 5 milyar istiyorum. Engin Ardıç&#8217;ı tekme 

tokat döveceğimden 
eminim. Ancak kabul edesiniz ki birkaç tokat yeme ihtimalim de var. Ancak bir 
indirim de yapabilirim, Engin Ardıç&#8217;ın aldığı para neyse bende o paraya Akşam 
sütunlarında bu gösteri maçına çıkabilirim. 

Onların teklifine benim teklifim 
budur. 10 ya da 20 rount, fark etmez. Akşam&#8217;da Engin Ardıç&#8217;a cevap vermem için 
şimdi onlardan cevap bekliyorum. <br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">1157@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2005-09-01T21:50:07+03:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Nihat Genç, Serdar Turgut'un Hakkındaki Yazısına cevabı</title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=1151</link>
<description><![CDATA[<p><b>Yıllar yılı Leman&#8217;da yazdınız. Hâlâ yazıyorsunuz. Yakın zamana dek büyük 


medyada hiç görünmediniz, röportaj bile vermiyordunuz. Derken Akşam&#8217;da yazmaya 
başladınız ve birdenbire oradan ayrıldınız. Neden?</b></p>
<p>Hatırlarsınız &#8216;Azınlık Raporu&#8217; diye bir şey söz konusuydu. 

Kendime göre 
düşüncelerim vardı ve Türkiye kaynıyordu. Ve Leman dergisi bana dar geliyordu. 
Bir yıldan beri SkyTürk beni istiyordu. Ben de kabul etmiyordum. Azınlık Raporu 
tartışması aydınların sinirlerini germişti, en çok da gerilen 

bendim. <br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">1151@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2005-08-30T21:13:05+03:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Akşam'dan ayrıldı. NİHAT GENÇ'İN İSTİFA YAZISI</title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=1150</link>
<description><![CDATA[<p><b>Akşam'ın internet sitesinde en çok okunanlar listesinde ilk sırayı alan 
Nihat Genç, Engin Ardıç'ın 

yazdığı yazı üzerine istifa etti. İşte Genç'in istifa 
yazısı..<br>
<br>
Pazar sabahı Akşam Gazetesi&#8217;ni okurken Engin Ardıç Bey&#8217;in köşesinde Leman 
Dergisi&#8217;yle ilgili düşüncelerine rastladım. Yazısında Leman 

Dergisini 
Saddamcılıkla, Apoculukla suçluyor. Beni de &#8216;İşe bakın, bizim Nihat Genç de 
orada yazıyor, yani modern milliyetçi &#8211; muhafazakar ve punk ülkücü bir yanı da 
var&#8230;&#8217;<br>
</b><br>
Şu anda elim 

ayağım titriyor.Söyleyecek laf bulamıyorum. Leman Dergisi&#8217;ni de 
savunmak istemiyorum. Ne diyeyim şaşkınlıktan korkudan etim benzim soldu, ayakta 
duracak halim kalmadı.<br>
<br>
Uzun yıllar yazarlığını yapmakta 

olduğum ve yine editoryasında bulunduğum Leman 
dergisine Apoculuk gibi bir suçlamayı şakadan da olsa kabul etmem mümkün değil, 
bu iftirayı yapan bir gazetede çalışmam asla mümkün değil.<br>
<br>
Benim metinlerimi bilenler 

Engin Ardıç&#8217;ın bu asılsız alçakça iftiralarına nasıl 
cevap verebileceğimi iyi bilir.Ama iş tartışma yapılmayacak / cevap verilmeyecek 
kadar insanlık dışı, utandırıcı .<br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">1150@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2005-08-29T12:33:22+03:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Etnik kanser hücreleri</title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=1143</link>
<description><![CDATA[<p>Bu bir Balkan hastalığı mı? Yoksa, Doğu topraklarını sömürmek için uydurulmuş 
ve artık bulaşıcı bir hastalık gibi coğrafyaları yiyip 

bitiren ve dünyanın 
sonunu hazırlayan bir büyük insanlık felaketi mi?<br>
<br>
Sınırlarımız etrafındaki etnik hücreleri takip edin. Sırplar, Hırvatlar, 
Boşnaklar ve diğerleri yalnız oturuyor artık. Başka dile, dine, başka kültüre 


tahammülleri yok. Etnik hücreler kurmuşlar. Etnik hücrelerden küçük devletçikler 
yapmışlar. Ve bu atom parçacıkları her an birbirine sürünerek infilak edebilir, 
ediyor da..<br>
<br>
Kıbrıs&#8217;ta Annan referandumu yapıldı. 

Kıbrıslı Rumlar yalnız oturmayı seçti. 
Karışmak istemiyorlar. Lübnan&#8217;da Hristiyanlar. Bir diğer adları Maruniler. 
Müslüman mahallerine karışmak, pazarlarını ortaklaştırmak istemiyorlar. Tek 
başlarına ve aralarına kimseyi almadan 

yaşamak istiyorlar. Şehir savaşlarında 
yüzbinlerce kişi öldü. Ermeniler zaten tek ırk esasına göre devlet kurmuşlar. 
Gürcistan&#8217;ın işi daha bitmedi, şimdiden üç/dört bölgeye bölündüler bile. 
İsrail&#8217;i anlatmak gereksiz. Onlar 

zaten din esasına göre tek dinden insanlar 
topluluğu. Şimdi de Kuzey Irak&#8217;ta Kürtler aynı kanser hücresi...<br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">1143@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2005-08-25T12:21:09+03:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Olmadı, Tacettin...</title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=1123</link>
<description><![CDATA[Olmadı Mehmet kardeşim, olmadı... <br />
<br />
Dün bir şok yaşadık. Beklenmedik bir haberle sarsıldık. Arkadaşımız Mehmet 

Tacettin trafik kazasıyla... Ölüm haberi. Ne bu... SKY TÜRK'te henüz bir yılı doldurmadım. Her hafta uçakla gidip geliyorum. Koridorda karşılaşıyor... Merhaba. Bazen toplantı odasında... Beş/on dakika laflıyorsun... Çay içiyoruz. Bazen SKY 

TÜRK'ün kapı kenarında, aralıkta, kaldırım kenarı gibi yere çömelip... Sigara... Kaç haftadır orada çömeliyor çayımızı içiyoruz. Havaalanına araba bekliyorum. Tacettin'e rastlıyorum. Program öncesi sağdan soldan... <br><br>'Bu iş kesmiyor, 

yaptığım işi beğenmiyorum, başka şeyler eklemeliyim programa, sokaktan haber yapmalıyım, şuraya da gitmeliyim, stüdyoya oturmak sıkıyor... Şunu mu yapsak yoksa... Dur şu tatil bitip geleyim, kafamda başka şeyler var...'<br />
<br />]]></description>
<guid isPermaLink="false">1123@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2005-08-15T22:49:15+03:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>EDEBİYATA GİRİŞ DERSLERİ</title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=1111</link>
<description><![CDATA[<p><b>Konu : Cyrano!<br>
</b><br>
Yüzyıl önce tarihler, 1900&#8217;ü dönerken, Fransa&#8217;nın en meşhur adamı 

Cyrano de 
Bergerac&#8217;ın yazarı, Edmond Rostand idi. Aynı yıllarda Fransa&#8217;da Dreyfus davası 
sürüyordu. Ama edebiyatçılar, gazeteler, halk, Rostand&#8217;ı konuşuyor. Yediği, 
içtiği, giyindiği, söylediği herşey halkın 

ağzında. Cyrano de Bergerac yeni 
sahnelenmişti. Dünya edebiyatı sanki romantizmi yeni keşfediyordu, bu denli naif 
ve bu denli kutsal imgeler, kılıç, şiir, aşkı bu denli sarhoş edici şekilde 
hiçbir yazar biraraya getirememişti. 

<br><br>Oyun hızla başka dillere çevrildi. Uzak 
ülkelere kumpanyalar. Hatta İstanbul&#8217;a dahi geldi, ancak, oyunun kahramanının 
uzun burnu, Abdülhamit&#8217;in burnunu andırıyordu, izin verilmedi!<br>
<br>
<b>Cyrano, Don 

Kişot, Hamlet, Raskolnikov gibi dünya edebiyat tarihinin 
&#8220;hazret&#8221;lerinden. Aşk mektubunun üstündeki gözyaşlarını, seni yazmak ne zor 
Cyrano! Aldığın yaraları taşıyor hâlâ yazarlar. Nükte, alay, şiir, kılıç, 
düello, 

yoksulluk, gurur ve aşk. Bunlar için, bütün coğrafyalarda paranın, 
şöhretin saltanatına karşı hâlâ senin tiradların okunuyor Cyrano: &#8220;İstemem eksik 
olsun!&#8221;</b><br>
<br>
<b>Onbinlerce kez sahnelendi. Ancak, Fransız 

halkının bu oyuna düşkünlüğü çok 
zaman sonra alaya dahi alındı. Nerdeyse bizim &#8220;Malkoçoğlu&#8221; filmlerine döndü. <br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">1111@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2005-08-09T18:52:36+03:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Batı uygarlığı tekrar yükselmeyecek</title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=1101</link>
<description><![CDATA[<p>Batı uygarlığı tekrar yıkılıyor. Rönesansla başlayan ve edebiyattan fen 
bilimlerine, siyasetten felsefeye, dünyaya beşyüzyıldır yön veren ve bugünkü 
dünya kurumlarını inşa eden batı uygarlığı yine ıstıraplar içinde!<br>
<br>
Batı uygarlığı, I. ve II. Dünya Savaşı'yla yıkılma tehlikesi geçirdi. Ayrıca, 
son iki yüzyılda, kendi içinden hortlayan soykırımcılığı ve kendi mezhep kardeş 
kavgası kendi ırkçı ayrımcılığı ve kendi emperyalist sömürgeciliğiyle büyük 
badireler atlattı.<br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">1101@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2005-08-04T18:42:53+03:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>EY İRAN ZENGİN VE GÜZEL ÜLKE</title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=1099</link>
<description><![CDATA[<p>İran&#8217;a adım attığımız gün Edward Said&#8217;in öldüğünü duyduk. Edward Said hem 
Filistin&#8217;in vicdanıydı, hem aydınların. Hocamızdı. Hristiyan bir aileden gelen 
Edward Said, Şarkiyatçılık (oryantalizm) kitabı ve birçok eseriyle gözlerimizi 
açtı. Doğu topraklarının bu güzel evladını saygıyla yadedelim. <br>
<br>
Hayatımda kazandığım ilk fazladan paraları Suriye ve İran gezilerine harcadım, 
sizler beni okumasaydınız, para biriktiremeyecek, İran&#8217;a gidemeyecektim, 
yıllardır beni bağrına basan okuyucularıma teşekkür ediyorum. Çocukluğumdan beri 
rüyamdı, ilk gideceğim dünya ülkesi ya Şiraz olacaktı ya İsfahan! <br>
<br>
Tüm divan edebiyatımızı derinden etkilemiş Hafız, Şiraz&#8217;da yatıyor, Yahya 
Kemal&#8217;in <b>&#8221;Hafız&#8217;ın kabrinde her sabah bir gül açar&#8221; </b>dediği, Hafız&#8217;ın 
kabrini ziyaret yine mümkün olmadı, ama tekrar gideceğiz. Bir şiirinde, <b>&#8220;bu 
gece hikayeyi sabah dek uzatın&#8221;</b> diyen Hafız&#8217;ın sözüne uyup, bu hikayeyi 
sabaha dek uzatacağız. <br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">1099@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2005-08-02T12:11:58+03:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>İnsanlık zor günlerde</title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=1087</link>
<description><![CDATA[<p>Londra metrosundaki patlamalardan sonra Blair'in İngiliz polisine 'vur emri' 
vermesi güvenlik sorunundan çok öte anlamlar 

taşıyor.<br>
<br>
Savaştan önce Birleşmiş Milletleri devre dışı bırakan Blair, şimdi 'hukuk 
düzenini' şehir güvenliği adına iptal ediyor.<br>
<br>
Bu basit bir güvenlik olayı değil. İnsanlık çok zor günler yaşıyor. Sıradan bir 
polisiye 

tedbir hiç değil. Batı uygarlığının birkaç manyak tarafından 
bitirilmekte olduğunu gösteriyor.<br>
<br>
Bu vur emri, engizisyon günlerinde dahi yoktu, bu vur emri, Fransız İhtilali, 
seçim, anayasasının, hayata geçirilmesi ya da Ümit 

Burnu'nun keşfi kadar derin 
bir tarihi noktadır.<br>
<br>
Bu vur emri, arkasında büyük, siyasi, sosyal, hukuki sarsıntılar bırakacak ve 
bir uygarlık artık kökünden tartışılacak.<br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">1087@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2005-07-28T04:55:50+03:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>KALBİMİ FİLİSTİN&#8217;E GÖMÜN</title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=1079</link>
<description><![CDATA[<p><b>
<br>"
II. Dünya Savaşı&#8217;ndan sonra, sinemalarla, romanlarla, tüm dünyaya &#8220;soykırım&#8221; 


sözcüğünü Yahudiler öğretti. Şimdi aynı Yahudiler tüm dünya basınını ablukaya 
alarak &#8220;soykırım&#8221; ve &#8220;katliam&#8221; sözcüklerini yasaklamak için ellerinden ne 
geliyorsa yapıyorlar!<br>
<br>
İttihatçı 

subaylar da &#8220;soykırım&#8221;la suçlanıyor; hâlâ I. Dünya Savaşı yıllarında 
&#8220;Ermeni&#8221; göçü tartışılıyor! Oysa, Filistin cephesinde Türk subayları savaşı 
kaybetme sebebi olarak &#8220;centilmenlik&#8221;lerini 

gösteriyor, anılarında!"</b><br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">1079@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2005-07-26T13:49:45+03:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Srebrenica</title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=1061</link>
<description><![CDATA[<p>Bosna Dayanışma Grubu'nun Srebrenica soykırımının onuncu yıldönümü nedeniyle 
düzenlediği bir hafta süren Bosna ziyaretine 

katıldım.<br>
<br>
Sırp vahşeti olarak tarihe geçen ve ikiyüzbinin üstünde Boşnak Müslümanı'nın 
katledildiği yerleri gördüm. Savaş müzelerini, işkence delillerini, her biri, 
insanlık utancı katliam fotoğraflarını ve hala kurşun, top mermi 

izlerini 
taşıyan yapıları gördük.</p>]]></description>
<guid isPermaLink="false">1061@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2005-07-21T15:23:30+03:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Nihat Genç'ten bir şiir</title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=1060</link>
<description><![CDATA[<p>Küçük yaşta çok düşünmüş, sıçan yemiş saçlı çocuklar gibi <br>
Önlerinde derme çatma kapkara tahta boya sandıkları gibi 

<br>
Benim bir sevgilim var<br>
Sabahleyin kapısının önünü yıkayan kadınlar gibi<br>
Kara sürmeli doğmuş bembeyaz kuzular gibi<br>
Benim bir sevgilim var <br>
Çifte minare avlusunda hasır sandalyesine çökmüş, toprak yüzlü 

ihtiyarların 
ağzında kıtlama şeker gibi<br>
Benim bir sevgilim var]]></description>
<guid isPermaLink="false">1060@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2005-07-20T16:07:03+03:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>DELİLER BAYRAMI</title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=1059</link>
<description><![CDATA[<p>Gençliğimizde gördüğümüz sportif başarı hiç yok gibi, bir Veli Ballı, bir 
Cemal Kamacı, bir de arada bir, bir güreşçimiz şampiyon 

olur, ne işe yararsa 
vücut geliştirmeci Ahmet Enünlü paso dünya şampiyonu olurdu, ağbiler anlatırdı 
Macaristan&#8217;ı yenmişiz, hikaye, adamlar hem yorgun, hem de iki gün önce bizi 
dokuza bir mi ne yenmişler. 

<br>
<br>
Rus, ABD, Avrupalı atletlere, futbol takımlarına hayranlıkla geçti 
gençliğimiz.Ömrüm içinde böyle bir başarıyı görebileceğimi sanmıyordum. Şimdi 
kendi takımımıza hayranız. İşte bunlar bizim çocuklar! Dünyadaki iki milyar 


erkeğin içinde gözlerimiz onlara çevrildi. Gözümüzden yaşlar dökülüyor. Kalbimiz 
yerinden oynuyor. Dünyadan çok biz şaşırdık. Sanki herkes yaya, biz süvari 
birliğiyle sahaya çıkıyormuşuz gibi. Sevincimizin ucu bucağı yok. <br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">1059@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2005-07-20T15:58:24+03:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Hattı Müdafaa: İnsan hakları kardeşliğin yerini tutmaz</title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=1031</link>
<description><![CDATA[<p>"Kapitalist şirketin marketinden aldığın sandviç bozuk çıkınca alıp 
tezgahtara gidiyorsun fakat 

eleman bundan utanmıyor. Abi, diyor, dilekçeni ver, 
genel müdüre çık. Genel müdüre çıkıyorsun gene utanan yok. Karşına bir sürü 
şirket avukatı çıkıyor. Avukatlar ordusu eşliğinde mahkemeye gidiyorsun gene 
kimsenin yüzü 

kızarmıyor, bir yığın belgeler geliyor önüne. Sonra tüketici 
yasaları, kurallar, tüzükler, duruşma tarihleri, resmi ertelemeler, formaliteler 
geliyor. <br>
<br>
Yani ben şikayetçi olduğum bir sandviçin sorumlusunu gebersem bulamıyorum. 


Karşıma bir hukuki labirent çıkıyor. İçinde insan yok, belgeler var. Halbuki bir 
insan hileli bir mal ürettiyse bundan utanmalı. Ya da bana <b>&#8220;Ya kardeşim çok 
özür dilerim, gel sen onu bırak şunu ye de gönlünü alalım&#8221; 

</b>diyen biri 
olmalı. Yok. Kapitalistler gönül almayı bilmiyorlar. Biz biliyoruz. Bizim 
geleneğimizde var bu. Öyleyse hafızamızı tazeleyeceğiz, hayatımızı 
tazeleyeceğiz, yazılarımız, görüşlerimizi, davamızı bu hafızayla, zihin 


açıklığıyla kuracağız."</p>]]></description>
<guid isPermaLink="false">1031@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2005-07-13T04:15:01+03:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Sınır sorunlarını hallet</title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=1009</link>
<description><![CDATA[<p>Komşularınla sınır sorunlarını hallet' cümlesi ne anlama geliyor? AB'nin, 3 
Ekim müzakerelerinden önce, bize dayattığı yeni belgede bu ifade yer alıyor.<br>
<br>
Hangi komşumuzla sınır sorunumuzu halledeceğiz, denmiyor. Bizim İran, Gürcistan, 
Bulgaristan, Irak, Suriye ile sınır sorunumuz yok.<br>
<br>
Bizim Ermenistan'la da sınır sorunumuz yok, ama Ermeniler'in var. Türkiye, 
Birleşmiş Milletler'e elli yıldır üye. Birleşmiş Milletler bu elli yıl içinde şu 
sınır sorununuzu halledin demedi... Türkiye kurulduğu günden beri Avrupa'yla 
yüzlerce siyasi, ticari andlaşma imzaladı, hiç kimse bize sınır sorunumuzdan 
bahsetmedi. Ayrıca Türkiye, NATO üyesi, hiç kimse bize sınır sorunundan 
bahsetmedi.<br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">1009@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2005-07-07T09:41:19+03:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Ladin Ormanları</title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=994</link>
<description><![CDATA[<p><b>&#34;Şimdi bana söylenen şu. Sen bunları söyleme, seni Nazım kadar şöhret yapalım. Ne 
yapacağım. Susacağım. Ulan, sanki elimde kimsenin bilmediği derin devletin gizli 
raporları varmış gibi. Gördüğümü herkes görüyor, sadece kimse yazmıyor, çünkü 
bütün dergiler, gazeteler işgal altında. Otobüse binip gidin, siz de görün.<br>
Çok gizli belgeleri ele geçirmiş bir gazeteciymişim gibi bana teklifte 
bulunuyorlar. <br>
<br>
Hiç gizli belge yazmadım, çünkü, gizli belgelere ulaşacak kadar 
gücüm, kudretim, adamlarım olmadı. Demek ki, hasbelkader derinlerden haber alan 
gazeteci türü olsak hiç dayanamayacak çekip vuracaklar bizi.&#34;</b></p>]]></description>
<guid isPermaLink="false">994@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2005-07-03T02:39:45+03:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Türkiye korkularını dengelemeyi öğreniyor</title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=982</link>
<description><![CDATA[<p>İran'da muhafazakar Ahmedinejad'ın seçim kazanması Tükiye'de eskisi gibi 
infiale sebep olmadı. Şüphesiz 

yüksek sesle molla karşıtı yazılar yazıldı. 
Ancak, eskisi gibi, bu yazılar panik havasında ve neredeyse bir laik savaş 
üslubunda hiç olmadı.<br>
<br>
Bilindiği gibi İran'da reformcular çoğunlukta ancak, baskılar, sindirmeler, 


seslerini, hareket alanlarını daralttı ve seçimlerden çekilip meydanı 
muhafazakarlara bıraktılar.<br>
<br>
Ahmedinejad'ın kim olduğunu öğrenmek isterseniz, Tahran'a bakın, Melih Gökçek'le 
aynı yıllarda aynı otobanlar aynı çirkin 

estetik dışı mimariyle bölgenin iki 
bozuk şehri Ankara, Tahran!<br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">982@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2005-06-30T02:35:57+03:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Kazım Koyuncu'nun ölümü</title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=972</link>
<description><![CDATA[<p><b>Karadenizliler, genç sanatçının kansere yenik düşmesine ağlıyor, hepimiz 
kavrularak ağlıyoruz. Kazım Koyuncu'nun 

ailesine, arkadaşlarına sevenlerine 
başsağlığı diliyorum.</b><br>
<br>
Kazım Koyuncu arkadaşımızdı. Fuat Saka, Volkan Konak, Sunay Akın, İbrahim Can ve 
Kazım Koyuncu... Gizli bir örgüt gibi. Kazım'ın ölüm haberini alınca 

düşündüm... 
Bizler, birbirimizi niye anlatamayız.<br>
<br>
Çünkü hiçbirimizin hayata karşı hesapları yok. Hiçbirimiz tedirgin değiliz. Ve 
hepimiz kendi bileklerimizden sorumluyuz...<br>
<br>
Ve bu sanatçıların her birinin içinde, 

sanki trafo saklı gibi enerji yüklü... 
Bir gün belki, oturmalarımızı, konuşmalarımızı, huylarımızı, birer birer hikaye 
eder, anlatırım...<br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">972@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2005-06-28T05:34:46+03:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Emperyalizme yardımcı olmalıyız</title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=943</link>
<description><![CDATA[<p><b>"Ve Gazeteci Hüsnü Mahalli birkaç ay önce anti-Amerikancı yazıları 
yüzünden Yeni Şafak gazetesinden kovuldu... 

Amerika'ya emperyalist, işgalci 
demek bütün dünyada yasaklandı...<br>
<br>
Hatta, ülkemizde sosyalist denen dergiler dahi bir kez olsun Amerika'ya 
'emperyalist' diyemiyor demedi... Kürtçü dostları üzülmesin diye 90 yıldır iman 


ettikleri Lenin'in emperyalizm kapitalizmin son aşamasıdır lafını büyük 
sosyalist dergilerinde yazmadılar. Ya da zariflik gösterip işgalci, emperyalist 
gibi laflar söyleyip medyadaki işlerinden olmak istemiyorlar. Ama Amerikalı 


siyasetçiler bütün konuşma, yazı ve vakıflarında bütün dünyaya 'emparyalist' 
olduklarını göğüslerini gere gere bağıra çağıra anlatıyor, yazıyor, 
tartışıyorlar..."</b></p>
<p><b>"Anti-Amerikancı olmak, özelleştirmeye karşı çıkmak, 

Amerikalılar 
aleyhinde tek cümle söylemek, artık, insanlık dışı ilan edildi, hepimiz vahşiler 
olarak damgalanıyoruz..."<br>
<br>
"Allahım, Allahım, insan denen şey, onurunu, şerefini, insan olmanın gururunu, 
gücünü, kudretini nasıl 

kaybedebilir? Bu kadar şerefsizliği tarih yazdı mı? "</b></p>]]></description>
<guid isPermaLink="false">943@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2005-06-23T03:18:06+03:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Köpekleşmenin Tarihi'nden: İhtişam ve sefalet</title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=937</link>
<description><![CDATA[<p><b>I </b>
<br>
Kâbe kokusu sinmiş büyük çınarların gölgelerinde. Kırk masaldan yorgun düşmüş. 
Bir 

adım daha atsa ah feryad ölecek. Ulu dağlar gibi tahammülle bastonlarına 
tutunmuş, heybet ve bahtiyarlık dolu ihtiyarları. <br>
<br>
Yaldızlı harflerle başları sarıklı. Şehirden büyük mezarlıkları. Ölmüş ve 
gömülmüş tarih. Bedenlerimizi 

bir türlü terketmeyen rüzgârları. Serinlettikçe 
duayla beslenen ağaçları. <br>
<br>
Koşumları elmas, zümrüt, sırmayla süslü beyaz atlar. Beyazlar giymiş çocuklar. 
Melekler gibi gümüş kandiller ışığında Kur&#8217;an okunan duman 

renkli sabahları. <br>
<br>
Senenin en güzel mevsimi çayırları. Boyunlarına zafer çelengi takılmış beyaz 
kuzular. Çiğnedikçe çimenleri, kokusu kuş cıvıltıları gibi yükselen baharları. 
Ölçülü bir azamet, debdebe içinde beyaz mermerli 

yüksek kubbeler. Gibi yükselen 
servilerin önüne uzanmış al eteklik giymiş akşamları. Bulut sarıklı dervişleri.
<br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">937@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2005-06-22T17:52:49+03:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Modern Çağın Canileri'nden:Narlıbahçe Sokağı</title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=936</link>
<description><![CDATA[<p align="right"> <br>
<i>Tuncay Akgün&#8217;e </i></p>
<p><br>
 <br>
Gün boyu top oynuyor, 

terliyor, hasır iskemleler, domates kasaları üzerine 
oturuyor, dibi ısırgan otlarıyla dolu mahalle duvarına sırtımızı veriyorduk. 
Karşıda Bizans sarısına boyanmış duvarlarla çevrilmiş kocaman bir gemi gibi 
Tekel binası, üst katın geniş 

pencerelerine tütün gazından zehirlenmiş işçi 
kadınlar doluşmuş. Uzun uzun esiyor rüzgâr, her öğle sonrası, erik reçeli kadar 
küçük, tatlı kız kardeşiyle bir kız geçiyordu. Elma içi yüzünün teni, 
yaklaştıkça kız, mahallenin çocukları 

iskemlelerinde doğruluyor, hayranlıkla 
akşama kadar dedikodusunu yapıyorlar. Omzuna tutturulmuş uzun yırtmaçlı 
entarisi, eşsiz çıplak kolları. Duru kalçaları, sakin bakışıyla hiçbirimizle 
ilgilenmiyor. Kusursuz göğsü çepçevre açık, 

daha fazla bakmaya utanıyorum. Her 
gün, mahalleden bir çocuk ara sokaklara kadar peşinden gidiyor, hüsranla 
dönüyordu. Şansını denemeyen kalmamıştı. <br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">936@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2005-06-22T17:49:46+03:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Arkası Karanlık Ağaçlar'dan: Türkan</title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=935</link>
<description><![CDATA[<p>Yumuşacık solucanlar, sert kayaların altında yaşar ve zıplayamazlar! <br>
<br>
Karmakarışık sandalyeler, 

dumandan boğulmuş sıkışık masalar, kış günü, tıka basa 
dolu bu kahveye akşama doğru, simitçiler, çörekçiler, gözlemeciler akın akın 
gelmeye başlar, itişe kakışa kahvenin ağzı dolana kadar. Elinde tablası, sepeti, 
sinisi, seyyar 

satıcılar kahve sahibiyle, garsonla iyi geçinmek zorunda. Usulca 
tablasını bir kenara koyup, boş bardak toplayıp, güya küllükleri temizleyerek 
göze girmeye çalışırlar. Bir iki saat içinde on-onbeş kahve gezerler ve yıllarca 
aynı 

güzergâhtan ekmek paralarını çıkarırlar. <br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">935@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2005-06-22T17:46:27+03:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>İhtiyar Kemancı'dan: İhtiyar Kemancı</title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=934</link>
<description><![CDATA[<p>Vahim parasızlığını kimseye açamayan, aşamayan ihtiyarların gururunu tahmin 
edemezsiniz. Koca ömrü geride 

bırakan parasız yaşlı, artık gençler gibi dünyaya 
neden geldim diye isyan da edemez. Bir kabahat varsa, etraftakiler, biraz da 
kendinde ara der. Ağlama hakkı olmadan, hiçbir şeycik umut etmeden ıstırap 
çekmenin hali dayanılmaz. Kum 

saatini tersine çevirecek Tanrı&#8217;nın dahi gücü yok, 
takat yok. Geçmişin küllerini ne kadar deşsen, elesen faydasız. Dünkü zıpkın 
gibi bakışlı erkek yüzün, kefen bezine dönmüş!<br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">934@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2005-06-22T17:43:36+03:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Ofli Hoca'dan: Bu işin tövbesi var midur?</title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=933</link>
<description><![CDATA[<p>&#8220;... Gelelum livata meselesune. Dinle cemaat dinle, işune gelmeyen çikar 
gider. Adamin biri sorayi, hoca 

efendu başumdan bir cahilluk geçmiştur, bunun 
tövbesi var midur? <br>
<br>
Mümin kardeşlerum, dedum ki, bu maskara adama, bu iş baştan geçmez. Bunun 
çeşutleri, yollari vardur, gerusini anlat bakayim, nedur işin ayrintisu... 

<br>
<br>
Bir sakin dinleyun bu maskara adami, her gün gazeteler yazayi, bir şey olmayi, 
ses çikartmaysiniz, bu meselelere bir açukluk getirelum, İslam&#8217;un fikruni 
söyleyelim. <br>
<br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">933@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2005-06-22T17:40:46+03:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Kompile Hikayeler'den: Hero marka mızıka</title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=932</link>
<description><![CDATA[<p><i>İlhami Atmaca&#8217;ya <br>
</i><br>
Ben de hepiniz gibi büyük bir tehlike içindeydim, açtım. Hukuk 

Fakültesi&#8217;ni 
kazanmış şişko bir çocuk, ilk kitabımı çok beğenmiş, ziyaretime geldi. &#8220;Dostum, 
böyle bir kitabı ben yazmayı çok isterdim!&#8221; dedi. Kızılay&#8217;a, bulvara yürüyüşe 
çıktık. Şişko, &#8220;Dostum, 

ben sizin yerinizde olsam, başka bir kitap yazmam!&#8221; 
dedi. Birkaç adım attık. &#8220;Dostum, siz artık geri çekilmelisiniz, asla bir daha 
kitap yazmamalısınız, insanlara kitabınız üzerinde düşünebilmeleri için zaman 


vermelisin!&#8221; dedi. <br>
<br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">932@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2005-06-22T17:33:56+03:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Suç ve sanat</title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=908</link>
<description><![CDATA[<p><b>Bu yazımı genç sanatçı ve genç yazarlar için kaleme alıyorum. Konusu, 
küçük kasabalar ve suç örgütleri ya da aynı şekilde, kapalı 

ideolojiler ve suç 
örgütleri.<br>
<br>
Onlarca kasaba seçkininin tecavüz ettiği Remziye adlı kızcağımızın hazin ölüm 
hikayesini okudunuz. Buna can dayanmaz. Bu sütunlardan, bu nasıl vahşettir, bu 
nasıl canavarlıktır diye 

bağırmanın faydası yoktur. Sorun, bizim, kendi 
içimizdedir. Biz, kendi içimizdeki ahlaki sorunlarımızı çözmeye yanaşırsak, 
Remziye ve Remziyeler'e karşı toplumsal sorumluluğumuzu yerine getirmiş oluruz.</b><br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">908@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2005-06-16T03:01:49+03:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Sorularınız ve cevapları ikinci hafta son bölüm</title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=900</link>
<description><![CDATA[<p>
<b>Soruyu Soran: Burhan Güleryüz</b><br>
<br>
<b>Soru:</b> 3-4 gündur Hürriyet'te Özer Çiller'in 

130 yıl yaşama sırlarını anlattigi 
röportajı var, bu vampirleri senin kaleminden okumak istiyoruz. Şimdiden diline 
kalemine sağlık<br>
 </p>
<p><b>BURHAN GÜLERYÜZ’E CEVAP<br>
<br>
Tek bir cümle söyleyeyim, 

çok yaşamak bir put haline geliyor... Çok yaşarsın bok 
mu olur.. Niçin ahlaklı, dürüst yaşamak işlerine gelmiyor. Ahlaksız yaşamışsın 
ama beden genç kalmış. Bunlar saçma sapan ideolojiler. Değil 130 yıl, bir gün 
yaşa onurla yaşa. 

Tüm hayat boyunca tek bir kez samimi içten bir tebessüm tüm 
dünyaya tarihe kainata bedeldir. Bir öpücük 200 yıldan büyüktür. Neyse saçma 
bunlar…</b></p>]]></description>
<guid isPermaLink="false">900@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2005-06-14T23:16:36+03:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Yetiş vatandaş batan geminin yazarları bunlar</title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=896</link>
<description><![CDATA[<p><b>İletişim Yayınları'ndan Ahmet İnsel Bey, Radikal İki'de Nihat Genç 
hadisesi üzerine karşı bir cevap 

metni yazdı. Bu metni ve yazarın düşüncelerini 
burada eleştirmeyeceğim.<br>
<br>
Her lafa da salça olmamam lazım diye kendime yemin ettim. Biraz daha saygılı bir 
mesafeye çekilmem lazım diye kendime telkinlerde bulunuyorum. 

Ama olmuyor.<br>
<br>
Tabii ki Nihat Genç üzerine herkes her yorumu, eleştiriyi getirebilir, 
getirmeli, yazsın, çizsin, bana ne...<br>
]]></description>
<guid isPermaLink="false">896@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2005-06-13T03:42:44+03:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Aydınlar savaşı başladı bile</title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=891</link>
<description><![CDATA[<p>Ülkemiz tarihinde görülmemiş şiddette büyük bir AYDINLAR SAVAŞI başlıyor 
haberiniz olsun. AKŞAM'da yazma günüm 

değil, ancak, bu alevli tartışmaya biraz 
daha benzin dökmek için bu yazıyı kaleme alıyorum.<br>
<br>
Özel bir yazı olacak ve birkaç küçük bilgi vereceğim. Bu yüzden okuyucularımdan 
özür dilerim.<br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">891@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2005-06-11T05:07:39+03:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Sorularınız ve cevapları ikinci hafta birinci  bölüm</title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=887</link>
<description><![CDATA[<p><b>Cüneyt Yalçın'a Cevap:</b></p>
<p>
<b>"Şu küfür etme işini çok insan bayağı yanlış anlıyor. 

Cehalet içindeler. 
Küfür nedir, nasıl edilir, niçin edilir hala bilen yok. Önce küfür kötü bir şey 
değildir. Küfrü nasıl ettiğin, hangi cümleler içinde ettiğin önemlidir. Kime ve 
nasıl ettiğin önemlidir. Küfür soylu ve yüce bir çığlıktır, karşısına 

geçmektir, 
meydan okumaktır, eyvallahı olmamaktır, hepsine dayılanmaktır, güç gösterisidir. 
Ve mağdur haksız, altta kalan, ezilen, hakkı yenenlerin feryadıdır. Şimdi ne 
diyeyim, bin tane küfür şekli var. <br>
<br>
Siz hangi şeylere 

küfür diyorsunuz. Benim hakkımda uydurulan “Nihat Genç” 
küfrediyor, ise, tamamen yalan, saçma, kuru iftiradır. İkibin sayfa içinde 
birkaç paragrafı bile geçmez. Ama ben küfrü başka cümleler içinde yaparım, 
gereklidir, 

yeri saati gelir yine yaparım, ister misin, şimdi yine başlayayım...
<br>
<br>
Edebiyat bilgisi olmayan, küfür 
ediyor gibi laflarla konuşur. Fransız ihtilalinin ilk günlerinde gazetelerin baş 
yazıları ‘Ulan İbneler’ başlığıyla 

çıkıyordu, bu kadar yeter mi? "</b></p>]]></description>
<guid isPermaLink="false">887@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2005-06-10T05:40:27+03:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Eğlenelim raks edelim kam alalım medyadan</title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=882</link>
<description><![CDATA[<p><b>Sanatın en mükemmeli medyada görünmekmiş. Bu büyülü gerçeğin farkında 
olmadan, daha önce 

küfrettiğim bütün manken, sanatçı, yazarların hepsinden özür 
dilerim. Daha önce çektiğim acılar bir günde sona erdi. Medyada görünmek 
saltanatların saltanatıymış.<br>
<br>
Bugünlerde Tanrı'nın iyilik melekleri haber müdürleriyle 

ortak çalışıyor. Derece 
derece yükseliyorsun, ekranlardan göklere!<br>
<br>
Daha önce boklu uçurumlarda çok kumar oynadığım için, bu yükseklikten burun üstü 
yere çakılma faslını hiç düşünmedim. Hazır göklerdeyken sigaramı 

yaktım. 
Ekranlarda heyecanlı nutuklar çeken kendimi seyrettim. İnsan böyle anlarda, 
şehvetle karışık neşesini dizginleyemiyor.</b><br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">882@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2005-06-09T04:16:52+03:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>20 üyemize Nihat Genç imzalı kitap hediye edilecektir.</title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=873</link>
<description><![CDATA[<big><p>Değerli arkadaşlar; Nihat Genç'in kitapları ile ilgili, makaleleri ile ilgili 
eleştirel 

<b>deneme-makale yazan, tahlil eden, tenkid eden</b>  
üyelerimizden 20 kişiye, Nihat Genç imzalı kendi eserleri hediye edilecekir. 
Eserlerinizi <a href="modules.php?name=Submit_News">"Yazı Gönder"</a> linkinden bize 

ulaştırabilirsiniz. Konu ile ilgili 
sormak istediklerinizi <a href="modules.php?name=Feedback">"Mesajınız"</a> linkinden sorabilirsiniz.</p>
<p><b>Bu bir yarışma değildir</b>, yapacağınız tüm çalışmaları Nihat Genç 
inceleyecektir. Ve 

beğenilen 20 çalışma sitemizde sizlerin istifadesine 
sunulacaktır.  Ayrıca Nihat Genç'in en sevdiğiniz hikayesini, makalesini 
<b>(sitemizde olmayan)</b> bize bildirmekten çekinmeyin, en kısa sürede burada 
(nihatgenc.com ve 

karakutu.com'da)  istifadenize sunulacaktır.</p>
<p><br>
<b>Saygılarımızla</b></p>
</big>

<p>Karakutu.com Nihatgenc.com</p>
]]></description>
<guid isPermaLink="false">873@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2005-06-07T00:24:14+03:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Hazır gözler bendeyken birkaç laf daha edeyim</title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=830</link>
<description><![CDATA[<p>Hem Akşam hem de Hürriyet Gazetesi'nin ilk sayfasında kendime dair bir haber 
görmek, şan, ün, şöhret, 

karizma uğruna kafayı yemiş Nihat Genç için tarifsiz 
bir duyguydu, Allah devamını daim kılsın.<br>
<br>
Oysa yazarlık hayatımın ilk yirmibeş yılı ve hayatımın ilk elli yılı, hiç ses 
çıkmamıştı.<br>
<br>
Şüphesiz, karanlıklar içinde 

yolunu kaybedip, şekilsiz bir yaratığa 
dönüvermiştim. Şimdi ön sayfada olmanın müthiş bir şey olduğunu fark ettim. 
Mesela bu ön sayfa, bana bir kimlik verebilir. Ya da psikolojik bir şişmanlık. 
Birkaç gün böyle sürse, kibir, gurur, hırs, 

illet, hastalık, yani yazarlık için 
bugüne kadar ele geçiremediğim çok şeyin zengini olabilirim.<br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">830@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2005-06-04T03:57:21+03:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Nihat Genç deli zırvalarına devam ediyor</title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=823</link>
<description><![CDATA[<p><b>"Bu arkadaşların geçtiğimiz 10/20 yıl içindeki yazılarına bakıp bir 
kanaatimiz oluşuyor. Oluşmasın mı? 

Hafızamızı kaybedip şebek mi olalım? <br><br>
Kanaatimiz şudur: Darfur'da, Bosna'da, Çeçenistan'da, Irak'ta, Afganistan'da, 
geçtiğimiz on yıl içinde milyonlarca insan öldürüldü. Kim tarafından Amerika 
tarafından, İsrail desteğiyle. İşte 

bu arkadaşların metinlerini okuduğumuzda 
öldürülmüş bu mağdur, mazlum bir milyon insanın niçin öldürüldüğü sorusu hiç 
yok. Peki ne var, Amerika, özgürlük, demokrasi, kelimeleri var.<br>
<br>
Bu cümlelerin neresi zırvalık... İsrail'i 

kınayan yok, Amerika'yı kınayan yok, 
Amerika'ya işgalci diyen yok... Amerika'ya emperyalist diyen hiç yok... <br><br>Bunlar 
yok. Peki bu milyonlarca ölü karşımıza çıktığında bu arkadaşlar nasıl bir yazı 
tekniğiyle makale yazıyorlar, 

şöyle: Özgürlük, demokrasi, siz ne anlarsınız? "</b></p>]]></description>
<guid isPermaLink="false">823@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2005-06-02T03:13:46+03:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Ofli Hoca / Şeriatta Ayıp Yoktur</title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=820</link>
<description><![CDATA[<p><b>&#8220;... Dün akşam bana orta yaşli bir adam geldi. İsmini vermek doğru olmaz, bu 
mümin kardeşimiz, ne 

zamandur işsüz, güçsüz. Eve para taşiyan, çalışan 
karısıymış, yani karısının eline bakayi. <br></b>]]></description>
<guid isPermaLink="false">820@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2005-06-01T20:35:15+03:00</dc:date>
</item>

<item>
<title><b><big>Sorularınız ve cevapları ilk hafta son bölüm...</b></big></title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=799</link>
<description><![CDATA[<body bgcolor="#000000">

<table border="0" width="412" height="20" 

bgcolor="#000000">
	<tr>
		<td height="5" width="218">
		<img border="0" src="8279.jpg" width="184" height="140"></td>
		<td height="20" width="184" rowspan="2"><b><big>
		

<big><font size="3" color="#C0C0C0"><big>Nihat Genç; </big> 
</font></big></big></b>
		<p><b><big>
		<big><font size="3"> <font color="#C0C0C0">Leman Dergisi'nden ayrıldı mı ?<br>
		

<br>
Akşam Gazetesi'nde neden yazıyor ? <br>
		Bırakmayı istiyor mu ?<br>
		<br>
Özal'ı seviyor mu? <br>
		<br>
Hikaye yazmayı bırakıyor mu ?<br>
		<br>
		

"Sorularınız ve cevapları</font>" 
<br>
		<a href="nihatgenc.htm"><font color="#FFFFFF">Genel cevap için tıklayın</font></a><font color="#FFFFFF"><br>
		</font>
		<a 

href="modules.php?name=News&file=article&sid=777&mode=thread&order=0&thold=0">
		<font color="#FFFFFF">İlk bölüm için tıklayın</font></a></font></big></big></b><font color="#FFFFFF"><br>
		</font>
	

	<a href="modules.php?name=News&file=article&sid=784&mode=thread&order=0&thold=0">
		<b><font color="#FFFFFF">İ</font></b></a><b><big><big><font size="3"><a 

href="modules.php?name=News&file=article&sid=784&mode=thread&order=0&thold=0"><font color="#FFFFFF">kinci bölüm için tıklayın</font></a></font></big></big></b><font color="#FFFFFF"><br>
		</font>
		

<b>
		<a href="modules.php?name=News&file=article&sid=790&mode=thread&order=0&thold=0">
		<font color="#FFFFFF">ilk hafta son bölüm için tıklayın</font></a></b></td>
	</tr>
	<tr>
		

<td height="5" width="218">
		<b><big>
		<big><font size="3" color="#C0C0C0">İsmet Özel hakkında ne düşünüyor ?<br>
		<br>
Ali Şeriati Marksist'tir dedi mi ? <br>
		Aslında ne 

demek istedi ?<br>
		<br>
Şam'da mezarını ziyaret ettiği <br>
		İranlı düşünür - yazar kim ?</font></td>
	</tr>
	</table>]]></description>
<guid isPermaLink="false">799@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2005-05-28T03:57:50+03:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Sorularınız ve cevapları ilk hafta son bölüm</title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=790</link>
<description><![CDATA[<p>
<b>Gönderenin İsmi: Selahaddin<br>
</b><br>
<b>Soru: 
<a href="modules.php?name=News&file=article&sid=558&mode=thread&order=0&thold=0">"Dedemin daşağı in aşağı"</a></b> yazınızda bahsettiğiniz o döneme ilişkin 
yeni yazılarınızı okumak isteriz. Belki ibret alınır.. 

Teşekkürler.<b><br>
</b><br>
<b><br>
Selahaddin'e Cevap:</b></p>
<p>Selahattin ben de çok hikaye yazmak istiyorum, farkındaysan hikayeyi bıraktım 
gibi, çünkü, bu Amerikan yavşağı Irak'a girdi ve biz siyaset içinde 

kilitlendik. 
Kaç yıldır strateji, analiz, bölge, uluslararası siyaset yazmaktan benim de 
canım çıktı... <br>
<br>
Hep hikaye yazdığım o günleri özlüyorum. Nerde ? Belki bir daha olmayacak. 
Çünkü yazılacak  çok şey var... İnşaallah 

Allah bana o fırsatı  tanır. 
İnşaallah bu ülkeye onbeş/yirmi tane birbirinden güzel hikaye yazma şansı daha 
bulurum.</p>]]></description>
<guid isPermaLink="false">790@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2005-05-26T04:18:23+03:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Kazmalar ve maşalar</title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=788</link>
<description><![CDATA[<p>Tanrı hepimizi cehaletten korusun. Çünkü bugünlerde Tanrı hepimizi taşkafa 
aydınlarla tecrübeden geçiriyor. Olsun, hastalık henüz 

bedenimize sızmış değil.<br>
<br>
Boğaziçi Üniversitesi'nde yapılması düşünülüp iptal edilen Ermeni Konferansı'nın 
konuşmacılarını kastediyorum. Bu yazarların metinlerine on yıllar boyu zahmet 
edip eğildim. Eserlerini inceledim. 

Yani, muhteremlerin ne dediklerini anlamaya 
çalıştım, defalarca kafamda döndürdüm, durdum.<br>
<br>
Ve şimdi onları, ellerinde tahta bir haç, gökkubbemize girmiş şaşkınlar, 
yüzlerinde bir yarasa karanlığı olarak görüyorum.<br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">788@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2005-05-26T03:24:22+03:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Sorularınız ve cevapları ikinci bölüm</title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=784</link>
<description><![CDATA[<p><b>"Mazlum'a Cevap:</b></p>
<p>Hakan Albayrak benim eski arkadaşımdır, hala da yiğit, temiz bir çocuktur. 

<br><br>
İsmet Özel'e saygım kalmamıştır. Yıllarca milletin beynini düzmekten başka ne 
yaptı. Böyle büyük bir değeri bu kadar kısacık cümlelerle harcamak istemem, buna 
hakkım da yoktur. <br><br>Ama sizin sorunuza da cevap 

vermek için, kendi "saygı" 
sınırlarımı zorluyorum, en iyisi, boşverin, ne siz böyle sorun, ne ben 
cevaplayayım. İsmet Özel'in saygıdeğer bir kafa taşımadığı konusunda fikirlerim 
vardır..."</p>
]]></description>
<guid isPermaLink="false">784@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2005-05-25T02:49:35+03:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Sorularınız ve cevapları birinci bölüm</title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=777</link>
<description><![CDATA[<p><b>Sorular ve cevapları  ilk bölüm</b></p>
<p> </p>
<p><b>Gönderenin İsmi: Ebru D.Kınık<br>
<br>
Soru: </b>Merhaba<br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">777@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2005-05-24T04:45:22+03:00</dc:date>
</item>

<item>
<title><b><big>Nihat Genç Karakutu.com'da</b></big></title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=767</link>
<description><![CDATA[<p><b><big>Türkiye'nin en fazla okunan ve kitapları en çok satan yazarı Nihat Genç</b> 
okuyucuları - 

sevenleri ile  sitemiz
<br>
<b>
<a href="http://www.karakutu.com/">Karakutu.com</a></b> -
<b>
<a target="_blank" href="http://www.nihatgenc.com/">Nihatgenc.com</a></b> 
<br>
<br>
üzerinden ulaşacak...  

</p>
<p><b><big>Demiştik... </b></p>
<p><big><b>Nihat Genç o çok sevdiğiniz samimi ve delikanlı üslûbu ile eğip bükmeden  
sorularınıza cevaplar verdi. </p>
<p><b><big>Salı günü <a 

href="http://www.nihatgenc.com">www.nihatgenc.com</a> ve
<a href="http://www.karakutu.com">www.karakutu.com</a> 'da sorularınızın 
cevaplarını bulabilirsiniz...<br><br>
Nihat Genç' e sorularınız için</b> <a 

href="modules.php?name=Feedback"><b>tıklayın</a></p></b>]]></description>
<guid isPermaLink="false">767@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2005-05-22T10:14:47+03:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Nükleer bomba tesiriyle toplumları parçalayan kavramlar</title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=760</link>
<description><![CDATA[<p>Sevgili okuyucu, derdimi gayet basit ve tane tane anlatacağım, lütfen yazımı 
yarıda bırakmayın, 

üzülürüm ve bir daha yazmam. Basit anlatabilmek için ben de 
gayret göstereceğim, ama, kavramak için siz de biraz iştah gösterin, hadi 
bismillah!..<br>
<br>
Bundan yüzelli yıl önce insanımız, ben Müslümanım, Osmanlıyım, 

dediğinde kendini 
ifade etmiş oluyordu. Ama bugün kendini ve ülkesini ve siyasetini tarif etmekte 
zorlanıyor!<br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">760@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2005-05-19T12:34:41+03:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Holdinglere karşı yoksullar nasıl mücadele edecek</title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=745</link>
<description><![CDATA[<p>Eski Amerikan filmleri TRT 1'de hala gösterilir. Batı'ya hücum eden göçmenler 
başkasına ait 

topraklara/çiftliklere gelip yerleşir ve çatışma başlar. Çünkü 
çiftlik sahibi, adamlarıyla yerleşimcileri/kolonistleri tehdit eder. Sonra iş 
kovboy çatışmasına döner.<br>
<br>
Yerleşimci (işgalci) ile çiftlik sahibinin çatışmasına konu olan ne 

çok film 
izledik.<br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">745@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2005-05-12T15:35:07+03:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Ağla Trabzonspor</title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=724</link>
<description><![CDATA[<p>Ekonomik büyümenin ticarete faydası yok'. Bu laf benim değil. İktisat 
Profesörü Asaf Savaş Akat'ın. NTV'nin Trabzon'daki canlı 

yayınında söylendi.<br>
<br>
Belki genç okurlar farkında değil, ama, önümüzdeki yüzyılın siyasi tartışması 
çoktan başladı.<br>
<br>
Bu siyasi tartışmanın tarafları sağ/sol ayrımı gibi ayrı kutuplarda yerlerini 
almaya başladı, ama, 

kavramsal yetersizlik yüzünden taraflar yerlerini bilmiyor. 
Ve tartışmanın adı dahi konulamıyor.<br>
<br>
İktisat Profesörü Asaf Savaş Akat'a Trabzon'da bir küçük esnaf: 'Bu nasıl 
ekonomik büyüme, bize yansımıyor!'... Asaf Savaş 

Akat'ın dili sürçtü. Kavramları 
karıştırdı. Ne diyeceğini izah edemedi. Diyelim ki boşluğa düştü... Ama benim 
sizlere derdimi anlatmak için ağzından kaçan bu saçmasapan söz fırsat oldu.<br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">724@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2005-05-05T16:01:25+03:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Yere Düşmeyen Sancak 57. Alay  (2)</title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=707</link>
<description><![CDATA[<p>Bir daha kara bir bayrakla gelemeyeceksin buraya<br>
<br>
Üç-dört gün içinde iki saatlik uyku mümkün olmadı, 

üstelik, top gürültüleri 
insanı sağır ediyor. Ve seri makineli tüfeğin toprağı taraması, yere 
çarpmasından, toz duman bulutundan mevziler görünmüyor. Rüzgar bulutu birazcık 
yardığında komutanlar ancak dürbünle, süngülerin parıltısını 

farkedebiliyor.<br>
<br>
Üstelik üstümüzde sürekli düşman balonları, tayyareleri, hem bilgi alıyor, hem 
mermi atıyor!<br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">707@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2005-04-29T19:54:44+03:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Yere düşmeyen sancak 57.Alay</title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=706</link>
<description><![CDATA[<p>Çanakkale Savaşları üstüne onlarca komutanın ayrıntılı hatıraları elli yıldır 
önümüzde dururken, Çanakkale üzerine bir film 

ve bir tiyatro yapılmayışı, 
utancımızdır. Tarihimizin en eşsiz sayfasını oluşturan 57. Alay'ın isminin tek 
bir sokak ve caddeye verilmeyişi de ayrı bir utanç.<br>
<br>
Kvai Köprüsü ve benzer II. Dünya filmlerini bin defa seyreden 

gençlerimiz, dünya 
tarihinin en eşitsiz ve en eşsiz Çanakkale Savaşı'nı kulaktan dolma bilgilerle 
geçiştirir. Oysa hepimiz bu savaşı avcumuzun içi gibi bilmeliyiz. Bu 
trajedilerin en büyüğünü dönüp dönüp anlatmak, vatan ve insanlık 

görevidir.<br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">706@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2005-04-29T19:51:42+03:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Kelimeler de böyle güçlüydü bir zamanlar</title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=695</link>
<description><![CDATA[<p>
Kelimeler de böyle güçlüydü bir zamanlar,gür ağaçlar gibi sert kabukları 
vardı,kim okursa hayranlıkla 

ağzımızda meyve şekeri gibi erirdi.Şimdi kelimeler 
de böyle güçsüzleşti.Her yerde herkes tecavüz etti onlara. Her şeyden 
korkuyorlar,ödleri kopuyor.Artık kelimeler de uyuyamıyor.<br>
<br>
Bir başkasının gözlerinin içine bakmaya 

cesareti kalmadı.Bir süslü,cici elbise 
giymeye çekiniyor,hepsi panik içinde.Neyin ne olduğunu,tanrıyı 
tabiatı,insanı,yazarı karıştırmış durumdalar: Bugünlerde kimsecikler bakmıyor 
yüzlerine,yine de hiç biri intihar etmedi,umutsuzluğa 

kapılmadı.<br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">695@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2005-04-26T16:22:10+03:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Sınıfsız toplum</title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=681</link>
<description><![CDATA[<p>Beşiktaş maçında 'Rıza Efendi bir süt iki ekmek' pankartı kamuoyunda sert bir 
şekilde eleştirildi. Bu aşağılayıcı ifadeye kamuoyunun sert 

tepkisi, şüphesiz, 
eğitim ve yetişme tarzımızın bir ifadesidir. <br>
<br>
Yani 'kültürel bir tepkidir'. Bu ifadeyi çirkin bulduk ve ülkemizden kovduk, 
çünkü birtakım vazgeçilmez değerlerimiz var. İşte yetişmekte olan gençlere bu 


değerlerin arkasındaki hayat felsefemizi anlatmak için bir büyük fırsat!<br>
<br>
Şu pankartı açan gençler, hangi üniversitede okuyor, merak ediyorum. Koç 
Üniversitesi mi, Sabancı Üniversitesi mi? Bildiğim şu, yavaş yavaş 


Batılılaşıyoruz, bir 'sınıf' kültürü mü öğreniyoruz, Trabzon'da kendi insanımızı 
dışlayıcı, stadyumda kendi insanımızı 'küçümseyici' bu tavırları kimden 
öğreniyoruz? Batıdan ve demokrasiden, işte bu yazımın konusu budur!..<br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">681@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2005-04-21T12:39:40+03:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Nihat Genç Karakutu.com'da  okuyucuları  ile buluşuyor!</title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=658</link>
<description><![CDATA[<p><b><font size="2">Ve Nihat Genç okuyucuları ile sitemiz aracılığı ile 


buluşuyor!<br>
</font></b>
<br>
<b>Nihat Genç</b> haftalık olarak okuyucularına sitemiz
<br>
<b>
<a href="http://www.karakutu.com/">Karakutu.com</a></b> -
<b>
<a target="_blank" 

href="http://www.nihatgenc.com/">Nihatgenc.com</a></b> 
<i>(sevenlerinin - okuyucularının resmi fan sitesi)</i> <br> <br>
üzerinden ulaşacak...<br><br>Merak 
ettiğiniz, sorulmasını istediğiniz, cevaplamasını istediğiniz her soruya 


haftalık olarak cevaplar verecektir.</p>
<p><b>Nihat Genç' e sorularınız için</b> <a href="modules.php?name=Feedback"><b>tıklayın</a>
 </p></b>]]></description>
<guid isPermaLink="false">658@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2005-04-14T02:14:43+03:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Trabzon'dan aydın göçü</title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=657</link>
<description><![CDATA[<p>Trabzon şaşılacak bollukta sanatçı, edebiyatçı, tarihçi, din adamı, siyasetçi 
yetiştirmekle şöhret bulmuş bir şehir. 

<br>
<br>
1800'lerden başlayarak şehrin yakın tarihi üzerine sosyal çalışma yapanlar, 
Trabzon'un çok hareketli, kültürlü ortamı karşısında şaşkınlık yaşar. Ayrıca 
Trabzon, İpek Yolu'nun en hareketli limanıdır. <br>
<br>
Bu 

coğrafyaya yüzlerce ayrı ırk ve renkte ve çeşitlilikte kültürler bu limanla 
taşınmıştır. Macar'ından Bulgar'ından Ortadoğu'sundan ve Asya'nın her ırkından 
çeşitleri hala Trabzon köylerinde bulmamız mümkündür. Şehrin ırk, etnik yapı, 
dil, 

folklorü üzerine yapılan çalışmalar, karşımıza dünya coğrafyasının en 
renkli/en zengin sosyal yapısını çıkartır.<br>
<br>
Trabzon'da bugün dahi sıkı edebiyat dergileri, klasik müziği ve bunların 
lokalleşip gelenekselleştiği sosyal 

kurumlar hep yaşamıştır. Ancak Trabzon'da en 
sert sosyal dönüşüm yılları 1980'lerdir ve gözümüzü bu yıllara dikmek 
zorundayız. Bu süreç 1960'lı yıllarda başlamış tam bir sosyal patlamayla 
90'larda doruğa ulaşmıştır. 

<br>
<br>
Bu sosyal dönüşüm, şehrin yakın köylerinin şehre akması ve şehirli aydın nüfusun 
şehirden kaçmasıyla oluşmuştur. 1980'li yıllardan sonra denilebilir ki, bambaşka 
bir Trabzon çıktı ortaya. Sağ politikacıların hükümdarlık 

kurduğu ve ideolojik 
tabiriyle tutucu, bağnaz kalabalıklar oluştu. Aynı şekilde sağ politikacıların 
koruması ve mafyatik çeteleşmeye evlatlar yetiştirdi.<br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">657@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2005-04-14T02:14:35+03:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Galeyana gel, bir iki galeyana</title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=654</link>
<description><![CDATA[<p>Mersin'de bayrak yakma olayından hemen sonra hız kazanan gerilim, Trabzon'da 
linç girişimi gibi ürkütücü noktalara 

taşındı. Yüreğimiz ağzımıza geldi. Madımak 
günlerini hatırlıyor, korkuyoruz. Bin defa Allah korusun, Allah korusun, diye 
dua ediyoruz.<br>
<br>
Akşam Genel Yayın Yönetmeni Serdar Turgut, Trabzonlu bir yazar olmam hasebiyle 


benden konuyla ilgili yazı istedi. İsabet etmiş. Sadece Trabzonlu olmam değil, 
üslup olarak da konuya uygunum, çünkü galeyancı bir üslubum vardır, birden 
parlayan harlayan edebi tarzım beni Anadolu'da şöhret yapmıştır. Oysa 

konuyla 
ilgili çok şey bilmiyorum, olsun, memleketimizi anlatmak için bir fırsattır, 
girelim mevzuya..<br>
<br>
Memleketim Trabzon'u Octavya Paz'ın Meksika'yı anlattığı gibi anlatmak isterdim, 
kısmet değilmiş, işin galeyanlı linçli 

tarafı bize kaldı, hayırlısı.<br>
<br>
Trabzon yeryüzü topraklarının en dramatik şehridir. Çünkü bu şehir tarihten 
bugüne sebebi henüz keşfedilmemiş bir gençlik enerjisiyle mağdurdur. Şehvet dolu 
enerji. Hangi yokuşa tırmansa 

yamaçları söküp indirir. Kabından çıkamayan bu 
enerji her insana, her aileye akılalmaz derinlikte ıstıraplar yaşatır. Fatih 
1461'de bu şehri aldı, iyi mi yaptı henüz anlaşılmamıştır, çünkü 1807'de laz 
uşakları Kabakçı Mustafa'yla ihtilal 

yapıp lazlar bir müddet Osmanlı tahtına 
dahi oturmuştur. Bugünkü kabadayı ve dikbaşlı kültürü o günlerden miras mı kaldı 
bilemeyiz. <br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">654@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2005-04-13T10:09:23+03:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Örgütten Yetişme Tahir Öğretmen</title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=632</link>
<description><![CDATA[<br>
Öğle sıcağında 7 Haziran günü Kamu Emekçileri Sendikası (KESK'in) eylemi vardı. <br><br>
Şöyle bir bakayım, 

dedim. Çöküverdim kaldırıma, yarım saat sonra fırlar, 
kaçarım. Yanıma, sonradan 18 yıllık öğretmen olduğunu öğrendiğim, benim 
yaşlarda, çok yaşlı gösteren, sıska, gözlüklü, elbiseleri eskilikten parlamış, 
kır saçlı bir bey oturdu. Bin 

yıllık arkadaşmışız gibi hemen lafa girdi. <br>
<br>
Seri 
konuşuyordu. Konuşmamız daha önceden kesilmiş, şimdi yeniden başlıyormuş gibi. 
Ne söylese hoşuma gidiyor, ne söylese, durup alnından, elinden öpmek istiyorum, 


konuşurken gizli gizli not almaya başladım...<br>
<br>
"Bıktık kardeşim, on yıldır bu meydanlara gelip gelip dayak yiyoruz, hiçbir 
umudumuz yok. Bu Kızılay'ı yıksak yukardakiler için vızıltı değil.. Olsun, koyu 
koyu sövmeden rahat 

edemiyor insan. (Yüzünü polislere dönüp) Nasıl ısı gibi 
bakıyorlar, suratlarına bak, deli deli gülüyorlar. Bunları kim işe aldı. 
Karıların göbeğine muska yazan cinci hocaların torpiliyle polis oldular. <br>
<br>
"..Devletin parası yok ki 

vermiyor.. Devletin eli bolken verdi mi? Borç yiğidin 
kamçısı.. borç kölenin kırbacı olmuş.. Biz on milyon borç alsak uyku tutmuyor.. 
Milyar dolarları gazeteler kıyak manşet atıyor diye gazete patronlarına 
yedirdiler. RTÜK yasası da çıktı. 

Bizim yasamız çıkmadı. <br>
<br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">632@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2005-04-09T11:02:33+03:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Tarihin En Renkli Ve En Yeni Atlısı:Futbol</title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=620</link>
<description><![CDATA[<br>
Tüm tarih içinde verilebilecek en yüksek paralar bir sporcuya ödeniyor. 
Yüzbinkişilik stadlar, TV başında iki 

milyara yakın izleyiciyle tüm tarih içinde 
futbol, yeryüzü kültürünün en büyük katılımını sağlıyor. Sporun ve müsabakanın 
tarihi şüphesiz çok eski. <br><br>İstanbul'da binyıl yaşayan Bizans'ta, bugünkü 
Sultanahmet Meydanı'nda 

Maviler ve Yeşiller arasında bitmeyen çekişme, 
imparatorluğun son yüzyılında "siyasete" dönüştü, spor, sağ-sol gibi, 
imparatorluk halkını keskin bir siyasi bıçakla ikiye ayırdı.<br>
<br>
Müsabakanın izaha (eleştiriye) muhtaç olması, 

maç sonrası tüm taraftar ve spor 
yazarlarına yorucu işler doğurtuyor, TV'ler günde üç-dört saat, gazeteler hergün 
4-5 sayfasını bu taşkın romantiklerin sloganlarla süslü futbol yazılarına 
ayırmak zorunda kalıyor. <br><br>Gündelik 

hayatın tüm dedikodusu, insanların 
birbirleriyle nerdeyse tüm sözlü alışverişlerini belirleyici duruma geliyor. 
Birbirlerini acımasızca yerin dibine batıran yazarlar, hakeme, oyuna, 
futbolculara, antrenörlere itirazlarını hafta boyu sürdürüyor. 

Dik kafalı 
isyankarlar mı bu taşkın romantikler, yoksa, yeni bir hastalığı mı 
bulaştırıyorlar? <br><br>Gittikçe kravatları daha süslü ve renkli, konuşmaları gittikçe 
cazgırlaşıyor, komik giysili hokkabazlara dönüşürken, fena halde 

öfkeleniyorlar. 
Tüm zamanlarında bıkmadan usanmadan "futbol" konuşuyorlar.<br>
<br>
Söz ustalıklarıyla bir atı mı şaha kaldırmak istiyorlar, yoksa, angaryadan beyin 
tartaklaması bir muhabbet mi? Gürültülü patırtılı bu muhteşem 

kargaşanın büyük 
mutluluğunu anlamamız lazım. Yakıcı güneş ya da kar yağmur altında, kan-ter 
içinde bir topun peşinde koşan futbolcuları modern tarihin en büyük savaşçıları 
yapan şey nedir? Hangi kaba arzularımızı, hangi sanat 

tutkumuzu, hangi ilahi 
sevinçlerimizi saklıyorlar? Bir stadyum dolusu rengarenk bayraklı gençlerin 
topluca şarkı söylemesi, kalabalıkların birden istilacı bir düşman güruhuna 
dönüşmesinin altında neler yatıyor?<br>
<br>
Tabiattan 

kopup, topluluk halinde yaşamaya başlayan insanlar, bulundukları 
şehri, alanı, tepeyi, arazileri, düşmana karşı savunmak zorundaydılar. Tüm eski 
şehir yapılarında kalelerin dik, yüksek, aşılmaz surlarla çevrelendiğini, 
korunma güvenlik 

sağladığı, bilinen tarih içinde, tüm savaşların kalelerin 
savunulması - ele geçirilmesi olduğunu biliyoruz.<br>
<br>
Artık bazı "ideolojik" bilgilerimizi de değiştirme zamanı geldi. Sosyal 
bilimciler bir halkı, bir milleti oluşturan-kaynaştıran 

temel değerlerin dil, 
din, ortak tarih, ortak heyecanlar olduğunu iddia ederse de, eksiktir bu tanım. 
Daha da geriye, "aynı kale savunması", "aynı istilaya karşı koyma, yani, aynı 
kale içinde yaşayan insanların biriktirdiği korkular 

heyecanlardır toplulukları 
halklaştırıp birarada tutan.<br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">620@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2005-04-05T18:53:15+03:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Zavallı İnsanlar Kulübü</title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=569</link>
<description><![CDATA[<br>
Yıllardır bayi-kitapçı vitrinlerinde sırtını sonsuz imkanlara dayamış 
<b>Hürriyet'in Gösteri Sanat, Milliyet'in Milliyet-Sanat, sırtını 

sonsuz banka 
imkanlarına vermiş Yapı Kredi'nin "sanat" dergileri, ya da yıllardır çıkan adam 
Sanat, Cumhuriyet Kitap Dergi, E Dergisi gibi, edebiyatla, sanatla ilgili sözde 
dergiler.. </b><br>
<br>
Yıllardır gazete köşelerinde sanatla 

ilgilendiği söylenen <b>hacivat 
kılıklı Doğan Hızlan, Ülkü Tamer gibi isimler görürsünüz.</b> Bu dergilerde bir yazı 
okumuşsanız, <b>Orhan Veli, II. Yeni, Necatigil, Edip Cansever gibi onlarca isme, 
bir daha bir daha bir daha 

rastlamaktan gına gelir. </b><br>
<br>
Bunun üstüne, yetmiş 
üniversitenin yetmiş tane Edebiyat Fakültesi, onlarca kendi imkanlarıyla çıkan 
oyuncak edebiyat dergileri, yarışmalar, taşrada düzenlenen kültür programları, 
TRT 2'nin 

kültür-sanat programları, paneller, seminerler, dört köşe bir edebiyat 
dünyasının yaygınlığına işaret eder. <br>
<br>
Arasıra kitap fuarlarında görüyorum bu adamları, bir zamanlar Yeşilçam'ın 
düştüğü hazin durumu göstermek için Sami 

Hazinses'in zavallı yüzünü gösterirdi 
kameralar. <br>
<br>
Tek bir kitap imzalamadan kokmuş peynir gibi, piyaz tabağındaki sona 
kalmış pilaki gibi orda otururlar. Fuar, budalalar panayırına dönüşür. <br>
<br>
Hepsi, 


televizyonların-gazetelerin tüm imkanlarını tanınmak için kullanmışlar, ahlak 
diye birşey sormadan, her kurumun paneline, her TV'nin, her ideolojinin 
tartışmasına ilgili-ilgisiz koşarak, uçarak atlamışlardır, oysa. <br>
<br>
Edebiyat 


konuşmak için hiçbir fırsatı kaçırmayan, her birinin suratı kirli çarşaflarla 
dolu eskimiş plastik selelere benzeyen bu insanlar her zaman önemli adamlarmış 
gibi poz vermeyi de ihmal etmezler. <br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">569@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2005-03-31T07:53:45+03:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Dedemin Daşağı İn Aşağı</title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=558</link>
<description><![CDATA[<br>
Cebeci Tren İstasyonu'nda arkadaşım Yahya'yla geze geze yürüyoruz, istasyonda 
bekleyen, tırnakları kir dolu, küçücük gözlü, biçimsiz ve çok yıpranmış pantolon 
giyen ihtiyarları tek tek gözledi Yahya, <b>"birazdan keçi ağıllarına" girecekler 
dedi, "bunlardan doğuda o kadar var ki, kafayı yersin!". <br>
</b><br>
Usul usul yürüyüp ordan 
burdan konuşurken birden Amok koşusucusu gibi <b>(hiç durmadan koşma hastalığı)</b> 
trenle yarışa girdi. Koşarken, elindeki <b>(İranlı yazar Ali Şeriati'nin, Her Yer 
Kerbela, Hergün Aşure sloganının yazarı, marksist tahlileriyle İslamcılar 
arasında çok sevildi. Seyyid Kutup'un Yoldaki İşaretler kitabı, Nasır tarafından 
İran'da asıldı, Hasan Elbenna'nın, Müslüman Kardeşler Cemaatinin kurucusu'nun 
hatıraları, bugün Mısır'da en kanlı eylemleri yapıyor)  </b>kitapları fırlattı, ki, 
kutsal sayardı bu kitapları. Koşmanın ileri safhasında terlikleşmiş 
ayakkabılarını ağırlık yapmasın diye fırlatıp attı. <b><br>
</b><br>
Şaşırıp kaldım. Babasının 
mühendislik yıllarında, Doğu'da trenlerle yarışırmış. Oyun arkadaşı hiç 
olmamış, gün boyu can sıkıntısıyla uçsuz bucaksız ovaya bakıp, kara trenin geçmesini bekler, sonunda ölümüne yarışa girermiş. "Geçmen mümkün değil?" dedim. 
<br>
<br>
Yahya: <b>"Eğer tren üç-dört kilometre karşıdan gidiyorsa, geçersin"</b>, dedi. Ben de 
ona karatren anılarımı anlattım, annem Hasankale'liydi, Horasan'da da evimiz 
vardı. Beş yaşlarında yaz sıcağında karatrenleri doldurmuş askerlere su 
satardım. <br>
<br>
Hem doğu, hem karatren, Yahya ağlar gibi oldu. Yoksul insanlar 
nezaketen hikayeler anlatıldığında çok şaşırırlar, yeni tanışmıştık. Küçükken 
babası bir bisiklet almış. Sabah evden çıkarken,<b> "oğlum hadi bisikletinle oyna, 
bak bomboş arsalar, ama sakın gidip orda oturan demirci amcaya çarpma! Bomboş 
arsa. Dönüp dolaşıp bisikletiyle sonunda amcaya çarparmış. Babası ertesi gün, 
yine, "oğlum çık dışarı bisikletinle oyna, ama sakın, o köşede yufka açan 
teyzeye gidip çarpma. Koskoca arazi bomboş, yine gidip yaşlı teyzeye 
çarparmış... </b><br>
<br>
<b>Bir sabah kalktığında, babasına "baba bugün bana birşey deme, ya da 
al bu bisikleti, bomboş arazide sen sür, bakalım kimseye çarpacak mısın?.."</b>
<br>
<br>
11 
Eylül günü birbiriyle sokak sokak savaşan, hergün cenaze kaldıran gençler, 12 
Eylül günü kaçacak yer, gizlenecek delik arıyordu. Tüm partiler, dernekler, 
dergiler kapatıldı. Yaralı ve organları çürümüş hayvanlar gibi yarı canlı büyük 
bir mezarın içine düşmüştük. İşkenceler, basılan evler, kaçaklar, korku, 
mezarlıklardaki çukurların içinde gizlenecek kadar savurdu hepimizi. <br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">558@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2005-03-28T23:43:51+03:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Milli Sohbet</title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=520</link>
<description><![CDATA[<br>
Ermeni karar tasarıları için <b>"sözde"</b> kelimesini kullanıyoruz, çünkü gerçeği 
Lozan, <b>Lozan, hezimet mi, zafer mi, çok tartışıldı</b>. <b>Beş milyon km'den<br>
yediyüzbine düşen Osmanlı topraklarına bakıldığında hezimet, Sevr'den 
bakıldığında Zafer!</b> <br><br>Lozan'ı Ermeni tarihinin en kara günü olarak gören dünyaya<br>
yayılmış Ermeniler <b>(diaspora)</b> yüzyıldır tek birşey düşünüyor: Lozan. Lozan, 
Ermeniler için evhamlı bir taşkınlık. <br>
<br>
Lozan'a karşı kinleri sadece Türkler'e değil. 1830 Yunan ayaklanmasından beri, 
yüzyıldır ellerine silah verip, Anadolu topraklarında kışkırtan Batılı 
devletlere karşı bitmeyen bir öfke! Uğursuz, karanlık ve uzakta kalmış bir 
mezarın hikayesi. <br>
<br>
Yoldan geçen Arap şeyhlerine bile devlet verilip Ermeniler'in acılar içinde 
bomboş sürülüşü milli kudurmuşluğun asıl sebebi. Ermeni lobisi, aslında 
Fransa'da, Amerika'da, Sevrcilerden intikam alıyor. Hunharca öldürüldüklerini 
düşünen bir nesil, "bizi, neden yüzyıl kullanıp umut verdiniz, kardeş kardeşe 
bir cinayetin içine atıp, sonunda imparatorluğun yağlı parçalarını aranızda 
bölüşüp, Lozan'la bin yıldır yaşadığımız topraklardan ayrılmamıza imza attınız." 
Bu kin dolu ölüm şarkısı, Ermeniler'in milli ağıtı olmuştur.<br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">520@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2005-03-26T05:20:51+03:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Üreterek yaşamak</title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=515</link>
<description><![CDATA[<p>Hayat hikayesini okurken gururla 
ağladığım bilimadamımızın adı: Mitat Enç'tir. Bu ismi unutmayın. İçimizden 
hiçkimse onun kadar güzel adam olamaz. <br>
<br>
Çünkü, ülkemizde verilmiş en soylu onur 
kavgasının baş kahramanıdır. Birgün çocuklarınıza ülkenizi sevdirmek için onurlu 
bir insan başarısı okutmak isterseniz Mitat Enç'in hayatını unutmayın.<br>
<br>
Mitat Enç gençlik çağında kör oldu. Eğitimine sıfırdan ve Amerika'daki özel 
eğitim merkezlerinden devam etti. Özel eğitim konusunda bilgi ve tecrübelerini 
ülkemize taşıyıp bu konuda bir çığır açtı. Türkiye'de özel eğitim okullarını ilk 
düşünen, tasarlayan, açan, kurumsallaştıran odur. Ayrıca ODTÜ'nün ve Ankara 
Üniversitesi'nin eğitim bilimleri ona çok şey borçlu.<br>
<br>
Mitat Enç bundan ellibeş yıl önce Amerika'dan dönüp 'körleri okutalım' 
dediğinde, Milli Eğitimimiz ona: 'Ya hoca işin mi yok, biz sağlamları 
okutamıyoruz' cevabını vermişti.<br>
<br>
Ayrıca o günlerdeki eğitim felsefesi, körü, sağırı, dilsizi, kolsuzu yani 
hepsini 'sakatlar' başlığıyla aynı okul çatısı altında topluyordu. Mitat Enç 
körler ayrı, sağırlar ayrı eğitime tabi tutulmalı diyerek işe başladı.<br>
<br>
Mitat Enç'in özel eğitim kavgası ciltler doldurur; bu sınırlı sütunumuza sığmaz. 
Unutmayın, özetin özetini yazıyoruz!<br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">515@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2005-03-24T02:25:02+03:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Yeni ortaçağ</title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=488</link>
<description><![CDATA[<p>Trabzon/Maçka'da yalçın tepeler üstüne kartal yuvası gibi kurulu Sümela 
Manastırı'na yürüyerek yirmi dakikada ancak çıkılabiliyor. 

Tarihçiler, kilise 
neden bu tepeye inşa edildi sorusuna, ilk Hıristiyanlar Romalı askerlerden 
saklanıp gizleniyorlardı, diye cevap veriyor. Bu soru sizi bilmem, beni tatmin 
etmiyor.<br>
<br>
Çünkü Hıristiyanlar tehlike geçtikten sonra 

binlerce yıl daha bu manastırda 
yaşadı, cihan harbine kadar. Bu soruya başka tür cevap bulmak için başka bir 
soru soralım. Kilise binlerce yıl bir kıyamet takvimi yönetiyordu, her yüzyıl 
başı İsa inecekti, yılbaşılarında inecekti, şuraya 

inecekti, buraya gelecekti, 
diye. İsa'nın nereye ne zaman ineceği sorunu kilisenin her günki işiydi. <br>
<br>
İşte Sümela Manastırı milyonlarca ladin ağacının (çam türü) ortasında, canlı 
yayın arabası gibi milyonlarca çam ağacını 

izliyor, İsa'nın hangi çam ağacına 
ineceğini buradan gözleyebiliyorsunuz. Yani, Sümela Manastırı'nın buraya inşası, 
buradaki milyonlarca ladin ağacından dolayıdır.<br>
<br>
Tabii bu benim düşüncem, siz de başka sorular sorun. 

Ancak kilisenin bin yıllık 
iktidarı bir fikir değil, bir dünya gerçeğidir. Binlerce yıl hüküm sürmüş kilise 
iktidarı, bugün, karanlık çağ, ortaçağ, skolastik (dini dogmalar) çağı gibi 
adlarla tarif edilir.<br>
<br>
Bir de şu soruyu soralım. 

Zamanla gaddarlaşan ve mutlak bir egemenlik kuran 
kilise, gücünü hangi silah/ordulardan alıyordu?<br>
<br>
Cevabı şaşırtıcı? Kilisenin silahı yoktu. Ta ki 10/11. asırda Haçlı seferleri 
başlayana dek.<br>
<br>
Peki bir soru daha! 

Öldürmeye ve silaha inanmayan kilise, tarihin en zalim 
hakimiyetini nasıl kurabildi?<br>
<br>
Şöyle. Kilisenin silahları başkaydı. Birincisi ve en önemlisi kıyamet 
düşüncesi/teorisi...<br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">488@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2005-03-17T02:38:02+03:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Kapitalizme Yumruk Atmak Elimizde</title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=476</link>
<description><![CDATA[<br><b>Dünyanın gerçek kara delikleri, karanlık bölgeleri, insanlığın emeğini, kazancını çalan 150-200 Amerikan 

şirketidir!</b><br><br>
<p>Amerika hem iktisadi sisteminin hem de tek, küresel bir imparatorluğa dayalı 
siyasal sisteminin doğru, gerçek, kaçınılmaz olduğunu söylüyor! Bu iki çift laf, 
dünyanın en büyük yalanı olarak büyük tepkiler 

görüyor! Kısa vadede Amerika&#8217;nın 
askeri gücüne karşı yapabileceklerimiz sınırlı, ama uzun vadede hem askeri hem 
de iktisadi olarak bu topraklardan pıllarını pırtlarını alıp kaçmak zorunda 


kalacaklar!<br>
<br>
Nasıl?<br>
<br>
Amerika, kapitalizmden, sömürüden, kölelikten başka alternatif yoktur diyor. 
Vardır. Adı da ekonomidir. Ekonomi ile kapitalizmi ayırıyoruz. Çünkü bir 
disiplin, bir bilim dalı, bir hayat 

döngüsü biçimi olarak ekonomi ile 
kapitalizmi sömürü ve yıkım getiren işleyişi farklı şeylerdir.<br>
<br>
<b>KATLİAMCI, SAVAŞÇI, YIKICI ŞİRKETLER<br>
</b><br>
Amerika&#8217;nın kapitalizm dediği, 150-200 şirketin dünyayı 

istilasıdır. Bizim 
ekonomi dediğimiz, dünyayı çekip çevirecek, alınterine, titizliğe, ahlaka, 
paylaşmaya, helal kazanca dair işleyiştir. <br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">476@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2005-03-14T00:00:00+03:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Karışmak</title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=457</link>
<description><![CDATA[<p>Yazımın ana fikri, dünyalılara en çok karışan ve karışmaya devam eden 
Türkler'in şehir kültürü üzerinedir.<br>
<br>
Dünya güzeli 

halkımızın bizi nerde ne zaman gülmekten kıracağını bilemeyiz. 
Artvinliler'in gecesine katıldım. Spiker açılış konuşmasını yapıyor, izleyin:<br>
<br>
'Sevgili Artvinliler gecemize hoş geldiniz. Önce İstiklal Marşı ve bir dakikalık 
saygı 

duruşu. Kurtuluş savaşımızın kahramanı ve cumhuriyetimizin kurucusu 
Mustafa Kemal Atatürk ve iki gün önce trafik kazasında ölen arkadaşımız 
Fahrettin Topbaş için bir dakikalık saygı duruşuna davet ediyorum...'<br>
<br>
Saygı 

duruşunda inceden kıkırdayıp durdum, yanımda Artvinli arkadaş durumu fark 
etti ve bana kendini savundu: 'Gerçi arkadaşı ben de tanımam. Ben Atatürk için 
kalkayım, dedim'.<br>
<br>
SKY TV'de haftalık konuşmalar yapıyorum ve 

bazen sinirli çıkışlarım oluyor. 
Karadenizli bir arkadaş: 'Niye sinirleniysin ben anlayrim. Sinirleniysin ki 
aklına bir fikir gelsin. Karadenizliler sinirlenmeden bir fikir bulamaz! Ben de 
senin gibiyim, ne zaman sinirlenirim Allah bir kapı açar 

hiç olmadık güzel 
laflar bulurum!'<br>
<br>
Geçelim. İran mizahında en çok gülünen komik tip Farsçayı yarım yamalak acemice 
kullanan Tebrizli (Azeri-Türk) tipi. Tebrizli, Farsça'yı yanlış kullanarak 
İranlılar'ı gülmekten kırar. Bu 

komik tip asırlardır İranlılar'ı eğlendirir 
durur.<br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">457@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2005-03-10T08:38:38+03:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>İç ses</title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=424</link>
<description><![CDATA[<p><b>İçimde gün boyu bitmeyen bir iç ses, dilime takılıyor, durmaksızın: <br>
<br>
'Yaslı gittim şen geldim<br>
aç koynunu ben 

geldim<br>
bana bir yudum su ver<br>
çok uzak yoldan geldim... <br>
<br>
'Yürü ey şanlı gazi<br>
kılıcı kanlı gazi<br>
Meriç seni bekliyor<br>
büyük ünvanlı gazi...</b><br>
<br>
Nasıl bir atmosfere girmişiz bilmem, 

içimde bu sözler. Siz de öğrenin yavaş 
yavaş, gün geliyor artık. Çocukca mı? Çok romantik, fazla ağır. Artık istemesem 
de beynimiz mırıldanıyor. Fazla mı militan. Aşırı duygusal, yoğun. Körükleyici 
sözler. <br>
<br>
Kim kilitledi 

bizi bu marşların içine. Sanki içimdeki ses, saatin yaklaştığını 
söylüyor. Söyledikçe marşlarla kuduruyor. Elli yaşıma dayandım, hep hikayeler 
yazmak isterdim. Hala marşların içindeyim.<br>
<br>
'En kötüsü ne olur bu Amerika'nın? 

Japonya'daki Hiroşima, Nagazaki. Daha kötüsü 
ne olur bunun. Vietnam, Cezayir, milyonlarca ölü. Ne yapalım şimdi oturup 
ağlayalım mı? Diyelim İstanbul, bir milyonu gitti, beş milyon daha gitti. Kaç 
kişi kalırız. Savaş başladı, herkes 

sırasını bekliyor. Gün yaklaşıyor, üç yıl 
beş yıl. Bugün komşuna yarın sana. Ne olacak sonu. Bıçak kemiğe dayandı. Ölümden 
öte köy mü var. Geride kalan çocuklar, Allah verdi Allah düşünsün. Ben delirdim 
mi? Hemen dalmalıyım. 

Kaç nükleer atarlar, yirmi, otuz, kırk. <br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">424@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2005-03-03T04:59:01+03:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Dert bir değil</title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=384</link>
<description><![CDATA[<p>Benim güzel halkım. Dükkanını açtın mı? Ortalığın tozunu aldın mı? Çayını 
demledin mi? Telefonlarına baktın mı? Bugün olsun üzme kendini. 

Allah bir kapı 
açar. Allah hepinize sakin bir vicdan versin.<br>
<br>
Dert bir değil hangisinden başlasak. Açlığımız yetmiyormuş gibi başımızda 
Amerikan belası. Durmadan değişen kanunları var, bakın, Birleşmiş Milletler'i 
devreden 

çıkardılar. <br>
<br>
Şimdi kanun da kalmadı. İnsan dünyayı yönetir de bir yasası olmaz mı? Kanunları 
yok ama parayla satın alınmış gazetecileri var. Gidin Avrupa'yı, Asya'yı 
karıştırın. Yok. Tutturmuşlar buraları infilak ettirecekler. 

Buna sebep İsrail 
şeytanı burada oturuyor.<br>
<br>
İsrailliler yüzyıl önce İsrail'i kurmak için dünyayı kandırıyor; konferans 
üstüne konferans yapıp kardeşçe nutuklar atıyorlar: 'Bütün dünyaya Araplarla 
Yahudilerin kardeşliğini 

göstereceğiz!' diye. <br>
<br>
O zaman sözleri buydu. Şimdi dünyanın en çok kan dökülen coğrafyası oldu. Tarih 
boyu Müslüman topraklarda tek Yahudi öldürülmedi. Endülüs'te, Abbasi'de, 
Osmanlı'da... Onları öldürüp soykırımdan 

geçiren Avrupalılar. <br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">384@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2005-02-24T08:40:18+03:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>SEKA'nın yanındayız</title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=372</link>
<description><![CDATA[<p>Bir fabrika daha boşaltılıyor. Bir fabrika daha polis marifetiyle tasfiye 
ediliyor. Polisler yaka paça işçileri yıllarca çalıştıkları ve ekmek 

yedikleri 
işyerinden sürükleyerek sokağa atıyor!<br>
<br>
Türkiye bu acıklı manzaralara daha çok dayanamaz. Fabrikalar neden kapanır? Tam 
tersi olmalı. Fabrikalar açık tutulmalı, işçiler akinelerinin başında gümbür 
gümbür 

çalışmalı.<br>
<br>
Şu tuhaf şeyler oldu: 80'li yıllarda dünyayı saran özelleştirme dalgası 
Türkiye'yi de içine aldı. Anlayan anlamayan bilim adamları, medya yazarları, 
plansız programsız özelleştirme programlarını devreye soktu. 

Kabaca sloganları 
şu oldu: Her şey satılacak, her yer satılacak. Yüzlerce fabrika sırf satılsın 
diye gözler önünde ve kasıtlı olarak çürütülüp zarar ettirildi.<br>
<br>
Oysa modernize edilmeli, yenilenmeliydi, tamiri, pazar payı, üretimi 

medyamız 
tarafından tartışılmalıydı, tam tersi: Satalım, tek politika türü oldu.<br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">372@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2005-02-20T09:47:06+03:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Allem kullem yazarlar</title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=367</link>
<description><![CDATA[<p>Bugünlerde en çok konuşulan harika yaratıklar: Hırsızlar. Sosyal hayatımızın 
deşifre edilmesi için bize aydınlık bilgiler veriyorlar. 

Türk hikaye ve 
masallarında en çok anlatılan şey: Hırsızlıktır. Hikmetli dersler çıkartmak için 
okuruz. Özal dönemini hatırlayın. <br>
<br>
Hırsızlar aşırı ve korkusuz insanlardır. Çelik kasaları yırtma, demir kapıları 
delme yetenekleri 

vardır. Ve topluca devlet üstün nişanı alma becerisini 
gösterip ödüllendirildiler. <br>
<br>
Bütün hikaye ve masallarda 'hırsızlık' macerası bir 'pişmanlıkla' sona erer. 
İşte bizde olmayan budur. Ancak onlar hakkında her şey 

söyleyebiliriz ama, 
tembel olmadıkları kesin!<br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">367@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2005-02-17T07:57:37+03:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Nihat Genç - Yarın Dergisi Röportajı</title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=355</link>
<description><![CDATA[<p><b>Nihat GENÇ, 1956 Trabzon doğumlu... Ofli Hoca, Şeriatta Ayıp 
Yoktur(Hikaye), Bu Çağın Soylusu, Dün Korkusu, 

Dar Alanda Tufan, Soğuk 
Sabun(Roman), Komik Hikayeler, One Man Show, Köpekleşmenin Tarihi, Modern Çağın 
Canileri(Deneme), isimli kitapları ve Leman Dergisi&#8217;ndeki yazılarıyla tek başına 
bir ekol, bir ordu...Yüreği ve 

kalemi dışında hiçbir şeyi yok. Sert ve soylu bir 
kavga veriyor. Selam diyoruz Nihat Genç&#8217;e, sadece selam..</b><br>
<br>
<b>YARIN-</b>En sonda sorulacak soruyu, en baştan soralım. Dergimizi nasıl 


buldunuz?<br>
<br>
<b>NİHAT GENÇ-</b> Genel görünümünü Nazi mimarisine benzettim. Eğlencesi eksik. 
Her çıkış, her iddiayı uzun süre takip ederim. Kimdir bunlar, ne yapmak 
istiyorlar. İşte birazcık umutlandım. 

Görevlerimden biri bu, kim ne yapıyor. 
İnanılmaz, kalleşçe bir medya işgaline karşı bu dergilere normalden daha fazla 
güveniyor, vaha olarak görüyorum. Umut olarak görüyorum.<br>
<br>
<b>YARIN-</b> En kısa şekliyle Nihat GENÇ 

kimdir?<br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">355@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2005-02-11T04:32:23+03:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>SEKA</title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=350</link>
<description><![CDATA[<p>Akşam Gazetesi'nde misafir yazar olarak haftada bir yazmayı bakalım 
becerebilecek miyim? Medyayla duygusal ilişkim olmadı, kitlelere ulaşmak 

gibi 
derdim de yok. <br>
<br>
Medyanın yazarlığıma ilave faydası olacağına da inanmıyorum. Eksik olsun. 
Medyadan şöhret, imaj, karizma bekleyenlerin maymundan şebeğe hazin evrimlerini 
birlikte izledik. Eğlendik. Araya girip 

bu neşeli oyunu bozmaya niyetim de yok. 
Medyada yazmışım yazmamışım kimsenin de umurunda olduğunu sanmıyorum. <br>
<br>
Yine de yazmam konusunda teklifler alıyor, tereddütler yaşıyorum. Sorun, nasıl 
katılacağımı 

bilmiyorum. Bildiğim iki tür karışmak var. Birincisi emiştirme. 
Sürüden ayrı tutulan kuzular nihayet sürüye katılır ve emmeye başlar. Bu 
piyasada sütü temiz kalmış kim var, kimden emeceğim? İkinci karışma yöntemi: 
Koçlar sürüden 

uzak tutulur. Çiftleştirme mevsimi sürüye salınır. <br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">350@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2005-02-10T07:34:43+03:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Serdar Akinan - Nihat Genç Röportajı</title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=347</link>
<description><![CDATA[<br>
Son olarak 'Amerikan Köpekleri' isimli bir kitap çıkaran Nihat Genç, SKYTURK'te 
yayınlanan 'Ne Var Ne Yok' 

programına katıldı.. İşte programda Serdar Akinan'ın 
sorularını yanıtlayan Genç'ten çarpıcı açıklamalar.....<br>
<br>
<b>Serdar Akinan: Nihat 81.yılda Cumhuriyet ne ifade ediyor?<br>
<br>
Nihat Genç: </b>Derin mevzular 

konuşacağız yani bugün. Bugünlerde halkımız da 
derin mevzular konuşuyor. Cumhuriyet gitti gidiyor.Satıldı satılıyor.Önce ben 
bir cumhuriyet çocuğuyum, sonra da 81 yıl kutlu olsun ve bu cümleden hala 
heyecan 

duyuyorum.<br>
Cumhuriyet çok büyük bir proje ve bu proje eğer bizler çalışırsak devam edecek. 
Devam etmesi için de yazarlık yapıyorum ben. Çok şey var tabi yani bugün 
Cumhuriyet'in üzerinde tartışacağımız. <br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">347@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2005-02-10T00:44:18+03:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Hisse senetleri</title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=327</link>
<description><![CDATA[<p>The New York Times yazarı Paul Krugman'ın Büyük Çözülme adlı kitabı Türkçe'ye 
çevrildi. Küçükken annesi-babası ona bir tişört vermiş. 

Üstünde 'küresel-müresel' 
yazıyor. 'Seni bir toplantıya çağırdıklarında küresel-müresel' dersin, demiş 
ailesi. Bir ekonomik programın uzun vadede neler getirebileceğini tartışırken 
'Unutmayın John Maynard Keynes uzun vadede hepimiz 

öleceğiz demişti' diyor. <br>
<br>
Amerika'nın yaşadığı ekonomik felaketleri gören yazarların bu mizahı koruması 
bugünlerde Amerika'da çok şey ifade ediyor. Çünkü sakin güvenli bu esprilere çok 
ihtiyaçları var. <br>
<br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">327@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2005-02-03T16:31:10+03:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>KOMEDYA</title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=79</link>
<description><![CDATA[<br>Milliyetçilik hepimizi boğdu, sıktı, öldürdü. Biz, yumuşak, duygusal, çok rahat, 
üstün bir kültürden geliyoruz. Birçok milleti, kültürü barındıran Itri'nin 
müziği, Nedim'in şiirleri, fazlasıyla ince zevklerin, derin hassasiyetlerin, aşk 
zaferlerinin ülkesinden geliyoruz. İlk milliyetçi kuşağımız, içimizde ilk okuyan 
kuşaktı, bunlar Rum'du. <br>br>Okumuş Rumlar'ın ilk işi Yunan bağımsızlık savaşı oldu. 
Milli romantik heyecan ve maceraların kahramanı olmak hepsini sarhoş etti, bize 
de bulaştırdı. Osmanlı'nın milliyetçiliği kavraması, daha alt düzeyde, düşük, 
daha dar, edebi, milli duyarlılıkları kavraması yüzyıl sürdü. Bugün insan 
haklarını batıdan alıyoruz, tepki gösteriyorlar, yüzyıl önce de milliyetçiliği 
gidip batıdan aldık. <br><br>Batıya giden öğrenciler, Fransızca gibi dillerle haşır 
neşir yaşayan aydınlarımız milli romantik bir edebiyat, şiir yaratması 1890'ları 
bulur. <br>
]]></description>
<guid isPermaLink="false">79@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2004-09-12T22:49:25+03:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Hırsız ve Eskiya Yuvası: Merkez Sağ</title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=78</link>
<description><![CDATA[Elli yıldır ülkenin koynuna yangın bombası gibi düşmüş sağ siyasetin faturası 
işte önümüzde: Maskaralık! İçişleri bakanı eşkiya takibinde. Eşkiyaların 
inlerine bakın: Demirel’in, Özal’ın, Mesut Yılmaz’ın, Çiller’in, aileleri, 
yakınları, gazeteleri, televizyonları, şirketleri yazarları, bakanları. 
Rezilliğin bini bir para, bu kepazeliğin ortasında, banka soygunları için en 
şirin açıklamayı yine Sabancı yapıverdi: “Gardaşım, hazine bizim, hazine 
hepimizin, dokunmayın hazinemize!”. Doğru. İç borç faizleriyle Koç ve Sabancı 
ailesine kilitlenmiş hazineyi, sonradan çıkma bankacıların-siyasilerin 
yürütmesi, yukarda birilerini rahatsız etti, “Hazine borçlarımızı ödeyemez 
duruma geliyor” paniğiyle ip çekildi. Nasılsa merkez sağa sürülecek gözü 
açılmamış bir şamar oğlanı bulundu.<br><br>
]]></description>
<guid isPermaLink="false">78@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2004-09-12T22:45:54+03:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Öldürülebilir Halklar</title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=77</link>
<description><![CDATA[Michael Jackson'un son klibini de seyrettik, pek zahmet ettin Amerika. 
Eşcinsellikten, çocuklara tecavüz suçlamalarından çok çekti, şimdi erkek 
kılığında bir barda, üstelik bir kız için dövüşüyor. İyi fikir doğrusu: dans ve 
dövüş! Bir Woody Allen vardı, şimdi ne yapıyor Amerika. Eminem'e ödül vermiş, 
Madonna'yı evlendirmişsin, hayırlı olsun Amerika! Kaldığın yerden devam et 
Amerika! Savaş uçaklarının ekranlar için çok lezzetli bir ziyafet daha 
çekeceğinden hiç şüphem yok. Sen Afgan dağlarında eğlencene devam et Amerika!<br>
<br>
]]></description>
<guid isPermaLink="false">77@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2004-09-12T22:40:51+03:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>PASİF DİRENİŞİN NİMETLERİ</title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=76</link>
<description><![CDATA[AKP’nin kısa tarihi, Türkiye’nin önündeki 15-20 yıllık politik yaşam için büyük 
mesajlar taşıyor. Gerçi henüz sert bir sosyal ve siyasi kriz yaşamış değiller. 
Ve önceki sağ iktidarlar tarafından halkımız delirtildiği için bundan sonra 
ülkeyi kim, nasıl yönetirse yönetsin hoş görünecektir, iddialı konuşacağım. II. 
Mahmut’un otuz bin yeniçeriyi öldürüp yeni bir askeri teşkilat kurduğu günden, 
yani iki yüz yıldır siyasal trajedilere, sosyal facialara dönüşen laik-şeriat 
tartışması en yumuşak seviyesine inmiştir.<br>
<br>
Bunu biraz da her sağcı iktidar gibi 
siyasetlerini devletin sert zeminiyle bütünleştirme temayüllerinde aramak lazım. 
Ancak, otoriteye başkaldırı sert Müslümanların en büyük siyasi değeri iken bu 
kötü modelin birkaç ayda değiştirilmesi, sabırlı davranılması, otoritenin 
aptallık ve zayıflığını da mucizevi bir şekilde, yani, zeytinyağı gibi üste 
çıkardı. 28 Şubat günlerinde medya ve ordu baskısından aklını kaçırmış 
muhafazakar Müslümanın şimdiki sakinliği, sağlıklı uyum çabası, muhafazakar 
Müslümanların dayanıklılıklarını test ettiğini gösteriyor.]]></description>
<guid isPermaLink="false">76@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2004-09-12T22:37:39+03:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Türkçüler</title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=75</link>
<description><![CDATA[(Bu yazının başında konuya geçmeden önce yazar, kendisine milliyet gazetesinin 
ekindeki bir köşe yazısında yapılmış eleştiriye cevap veriyor) <br>
<br>
Bir röportajımda kadın yazarlar soruldu, Nuray Mert, Perihan Mağden, Vivet 
Kanetti, Kırıkkanat, hatta Meral Tamer, bu son ismi yazmamışlar, önemlidir, 
dedim. Röportajı yapan, peki Ayşe Arman, Pakize Suda diye araya girdi, “tenezzül 
etmedi­ğim isimler üzerinde laf söylemek zorunda bırakmayın beni” dedim...<br>
<br>
Milliyet Eki’nde “Sarıkız’ın Anılan” başlığında bir köşe var. Adını saklıyormuş, 
ne boksa. Nükhet Duru’nun, Müjde Ar’ın donlarını anlatır, durur, hayatım boyu 
hiç dikkatimi çek­meyen bir köşe.<br>
<br>
Vay sen misin Ayşe Arman’a, Pakize Suda’ya dil uzatan diye tam sayfa döşen­miş 
bana. Ne deseydim, kraliçemiz mi olurlar, deseydim.<br>
]]></description>
<guid isPermaLink="false">75@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2004-09-12T22:32:30+03:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Bitmeyen Masal</title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=74</link>
<description><![CDATA[İsrail, Filistin'de kan kusuyor, herkes susu­yor. Bir avuç halk, yapayalnız. 
Sokak sokak, ev ev katlediliyor. Kameramanları, gazetecileri da­hi öldürüyorlar. 
Delikanlı görünen herkes top­lama kamplarında. Vahşeti Bosna'da olduğu gibi, 
seyrediyoruz. Nazi ve Hitler'in ruhundan İsrail diye bir devlet inşa ettiler, 
başına domuz Şaron'u koydular, çölü kanla yıkıyorlar. Gad­darlık, zalimlik, 
acımasızlık, Hitler'den öğren­diler, Nazilerden ne gördülerse aynen 
uygulu­yorlar. Silahsız, savunmasız, çaresiz insanlara Hitler ne yaptıysa, 
fazlasıyla, bir halkın bur­nundan fitil fitil getiriyorlar. Filistinli anneleri 
her gün zırıl zırıl ağlatıyorlar. Saplantılı, hasta­lıklı bir manyak: Şaron!<br>
]]></description>
<guid isPermaLink="false">74@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2004-09-12T22:30:20+03:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Hayvan Kaynakları (Taşkafalar)</title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=73</link>
<description><![CDATA[<p>Ne zamandır TV'lerde ateş üstünde yürüyen, ip atlar gibi cam kırıkları üzerine 
atlayan kurum elemanları görüntülerini hayretle izliyoruz, sapsarı saçlı kız, 
tabanları yara bere içinde kuştüyü gibi uçuyor ateşlerin üstünden ve savaş 
kazanmış bir general gibi hayatının en büyük şeref, onur rütbesini nihayet 
kazanmış gibi seviniyor. Ne zamandır gazeteler, cici bir ek, "insan kaynakları" 
ilavesi veriyor. Ne zamandır kurum içi eğitimleri guru tabir edilen, enerji, 
güç, basan, hipnotik konuşmaları bu lanetli dünyadan tek kurtuluş yolu gibi 
anlatıp, çok şiddetli el, kol, yüz hareketleriyle hokkabazlar gibi gösteri sunan 
adamlar veriyor! <br>
]]></description>
<guid isPermaLink="false">73@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2004-09-12T22:26:01+03:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Amerikan Köpekleri</title>
<link>http://nihatgenc.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=72</link>
<description><![CDATA[<p>Hürriyet yazarları Yalçın Doğan, Özdemir İnce Bağdat'ta ABD askerlerince 
tutuklandı, gazetecilerimiz 'biz CNN'de çalışıyoruz' dediler, askerler yemedi, 
gözaltına aldı, inceleme yaptılar, baktılar ki hakikaten CNN'de çalışıyorlar, 
'bizimkilermiş' deyip bıraktılar. Peki, başka gazete­cilerimiz, CNN'den 
değiller, ne olacak?.. Ama aklıma bir şey geldi. Türk askerleri de Aydın 
Doğan'dan 'CNN basın kartı' pekala alabilir, böylelikle 'çuval geçirilmeyi' 
önlemiş oluruz, 'bizim­kiler' muamelesi görürüz... Amerikalıların 'bizimkiler' 
muamelesi çektiği bu yazarlar, Türkiye yazarları, Türk'ün yazarları olurlar... 
Rezilliklere, şaka bile yapılmıyor.<br>
]]></description>
<guid isPermaLink="false">72@http://nihatgenc.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Nihat Genç</dc:subject>
<dc:date>2004-09-12T22:20:29+03:00</dc:date>
</item>

</channel>
</rss>
