Gönderenin İsmi: Selahaddin
Soru:
"Dedemin daşağı in aşağı" yazınızda bahsettiğiniz o döneme ilişkin
yeni yazılarınızı okumak isteriz. Belki ibret alınır..
Teşekkürler.
Selahaddin'e Cevap:
Selahattin ben de çok hikaye yazmak istiyorum, farkındaysan hikayeyi bıraktım
gibi, çünkü, bu Amerikan yavşağı Irak'a girdi ve biz siyaset içinde
kilitlendik.
Kaç yıldır strateji, analiz, bölge, uluslararası siyaset yazmaktan benim de
canım çıktı...
Hep hikaye yazdığım o günleri özlüyorum. Nerde ? Belki bir daha olmayacak.
Çünkü yazılacak çok şey var... İnşaallah
Allah bana o fırsatı tanır.
İnşaallah bu ülkeye onbeş/yirmi tane birbirinden güzel hikaye yazma şansı daha
bulurum.
Sorular ve cevapları ilk hafta son bölümü
Önemli not:
Nihat Bey'e gönderilen soruların seçimi - tasnifi tamamen
www.nihatgenc.com -
www.karakutu.com editörlerinin
insiyatifinde olmuştur.
***
Gönderenin İsmi: Salih KARAEMİNOĞULLARI
Soru: Sayın NİHAT GENÇ
Siteyi henüz inceleyemedim. SKY Türk'te şu an Nihat GENÇ
konuşuyor, konuşması
bitince ilk işim bu olacak. Bu değerli yazar beni çok etkiledi.Siteyi de Google'den buldum. Muhteşem bir aydın. Muhteşem bir yurtsever, mükemmel bir hatip ve
aydınımız. Onunla gurur duyuyorum. Böylesi aydınlara
sahip olmamız çok güzel...
Dolu dolu bir insan... Konuşmasında halkımız aydınlardan kuşku duyuyor onlara
güvenmiyorlar dedi. Doğru... Öbürleri senin gibi kutsal değerlerimize sahip
çıkmıyorlar ki.. Donanımları senin gibi değil ki, senin
yurtseverliğin onlarda
yokki. 3-5 kuruş için herşeyi yapabiliyorlar. İşte Doğu Hoca örneği.
Nihat GENÇ
Ben 55 yaşındayım. İnanki bu yaşıma kadar Senin gibi duygulusunu, senin gibi
güzel konuşanını, senin gibi kaliteli
can bir aydını tanımadım. Bu nedenle çok
huzurlu ve mutluyum. Sana Sevgi ve saygılarımı yolluyorum. Allaha emanet ol.
Salih Karaeminoğulları'na Cevap:
Hocam sizlere teşekkür ediyorum, ancak, ben de,
bu ülkede onlarca yıl
yazdıktan sonra değil, ekrana çıktıktan sonra birçok takdir almaya başladım. Bu da
ülkemizi yeterince tanımıyorz anlamı çıkıyor. Mesela şimdi ekrana çıkamamış çok
değerli yazarlarımız, hikayecilerimiz olabilir.
Beni görüp nasıl mutlu
olduysanız, biraz sağı solu arayalım, bakalım, belki mutlu olabileceğimiz bir
çok yetenek, zeka, görebiliriz. Bana bu isyânımı dile getirme şansı verdiğiniz
için teşekkür ediyorum. Selam, saygı...
***
Gönderenin İsmi: Ahmet Öztürk
Soru: Sevgili Nihat Genç'e bir sorum olacaktı. Kendisi gerek Leman
dergisinden gerekse de bulabildiğim yayınlardaki
yazılarında takip etmekteyim.
Kendisi bir yazı efsanesidir benim kuşağım için. Reklamsız ve görüntüsüz
yayılmıştır. Batılıların deyimiyle bence tam bir "underground" dır. Kendisinin
bazı sorulardan hoşlanmadığını biliyorum. Mesela bu
yazınızda kurguladığınız
öykü gerçek mi? Bir yazara sorulmayacak soru neden ona sorulur hayret verici bir
durumdur bu da :) Kendisine doğulu yazarlarla buluşma platformunun bizlere nasıl
açılımlarla devam edeceğini sormak
istiyorum. Yani bu bir entellektüel kavuşma
aşamasını bizlere ne zaman ulaşarak aşacak. Kafalarındaki proje tam olarak nedir
öğrenmek istiyorum.
( dedemin daşağı in aşağı isimli yazıyı kastediyor )
Ahmet Öztürk' Cevap:
Edebiyat gerçekleri estetize edebilme,
okutabilme, akıcı hale getirme, sarhoş
edebilme, derdi aktarabilme becerisidir. Bahsi geçen hikaye ve diğer hikayelerim
gerçektir, ama hikayenin gerçek yanını anlatsam sadece iki paragraf tutar, bu
yüzden, bir belgesel anlatmıyoruz,
yazarın düşünceleri de araya girer ve asıl
gerçeği hepimizin tartıştığı gerçek haline yazarın iç dünyasındaki çatışmalar
getirir. Sevgiyle...
***
Gönderenin İsmi: Uğur özkul
Soru:
32 yaşında denizlili bir avukatım. 12 yıldır sizi okuyorum. Bu ülkenin
tarihini coğrafyasını ağaçlarını aşkını coşkusunu farelerini bile sizden
öğrendim.oğlum olursa adını Nihat koyacağım
Uğur Özkul'a
Cevap:
"Oğlum olursa adını Nihat koyacağım" diyorsunuz, bakın aklıma ne geldi, benim
de bir kızım olsaydı, adını YÂNE koyacaktım, Yunus Emre'den ben giderim yâne
yâne...
***
Gönderenin İsmi: Burcu
Soru: Merhaba Nihat abi ben sizin 17 yaşında bir okuyucununuzum.bütün
yazılarını beğenerek okuyorum.Sky Türk'teki konuşmanızda Paşa diye birinden
söz
ettiniz ve güzel birkaç şiirini okudunuz. Acaba bu Paşa kimdir? Açıklarsanız
sevinirim.
Burcu'ya Cevap:
Paşa diye biri var. Konur Sokak'ta komilik yaptı. Şimdi yapmıyor, belki
yine yapar. Adı
Evren olduğu için arkadaşları Paşa lakabı taktı. Temiz bir
çocuk. Benim de arkadaşım. Şimdi beraberdik. Termosla çay satabilir miyiz diye
bir piyasa yaptık. Hani işportacıları gezip satacak. Bakalım, termos alacak,
ama, bu kadarla
kalmıyor, çayı nerde demleyecek. Meğer bu işin de dükkanları
varmış. Gidiyor anlaşıyormuşsun yarı yarıya. Yani, evde yapıp sokağa
çıksan yarım saatte tükenir çay. Sonra ne olacak. İşte bu hazır çaycılarla yarı
yarıya anlaşmak
zorundaymışssın, bakalım...
***
Gönderenin İsmi: ÖZDEN KAYA-ŞEMSETTİN ERDEM
Soru: Ekranda deli dolu bir adam...Ara sıra denk
geliyor..KİMDİR BU
HERİF!.. 80 öncesi kuşağın artıklarına benziyor. Harbi, deli dolu.. İçten,
samimi, en önemlisi uzun süredir soyu kesik 'YERLİ' düşünce çabası içinde... Sağa
sola arkadaşlara söylüyorum.. Aman sky tv. izleyin diye..
'HI,HI! sesleri. Neyse
bir var bir yok..Son olarak dün akşam son anda yakaladım. Kısacası günlerden cumartesi ve biz büro olarak internet sahibiyiz artık..
Ve size
bir selam göndermek istedik..
'SELAM DOST' 'SELAM DOST
GÖNÜLLÜ ARKADAŞ'...
Özden Kaya ve Şemsettin Erdem'e Cevap:
Beni ekrandan tanıyanlar yüzde birimi dahi tanıyamaz, ben, kitaplarımda
saklıyım. Yerli derken doğru diyorsun, ama eksik. Bu ülkenin
çocukları bu
ülkenin değerlerini bilmeli. Cümleleriniz daha düzgün yazılırsa mutlu
olurum. Öyle ayak üstü laga luga kurulmuş sıradan mektuplar hoşuma gitmez.
Ama mektubunuzda çok samimisiniz, bu yüzden samimiyetinize
teşekkür, Türkçenize
ise lânet olsun...
***
Gönderenin İsmi: Aytunga Taklacı
Soru: Hızla yozlaşan bu mekanizmanın devinimle kendisine gelme süresi
nedir?
Siz bunun kırılıp akışa bilginin akışa geçebileceğe, toplu üretimle
ivmelenmenin olacağına gerçekten inanıyor musunuz? Yoksa kendi kendimize
mastürbasyon yapmaya devam mı
edeceğiz?
Saygılarımla
Aytunga Taklacı'ya Cevap:
"Kendi kendimize mastürbasyon yapmaya devam mı edeceğiz", diyorsunuz.
Sorunuzu basit buldum. Ben ona buna bakmam, ben orda
kötü şey var burası çirkin
diye beklemem. Onlara küfrederim, ama yoluma da devam ederim. Çünkü ben güzel
bir şey yapmak istiyorum.
Bu ülke gençlerinin sevdiği bir yazar olmak istiyorum.
Ona buna baksaydım yarı
yolda kalırdım. Beni kendi işimin dürüstlüğü
ilgilendirir. Hepimiz bu ülkeye bir değer katabilirsek, senin gibi bu
tuhaf sızlanmaları kısmen durdurabiliriz. Bakın içinizden ben ve birçok insan,
bir zamanlar senin gibi dertleniyordu, ama,
oturdu ve güzel bir kaç şey yapma
çabası içine girip, yazdığı şeyleri onbinlerce insana anlattı... Bakın Leman her
hafta bayilerde, ellinin üstünde genç sanatçı her hafta birşeyler üretiyor... Ve
ülkemizin birçok kurumunda, yayınında
kendi işini düzgün yapan yüzlerce insan
var. Bunları arayın ve bulun...
Bulun ki, bulunduğunuz taradığınız dikkatinizi çeken çöplük sizi daha fazla
üzmesin. Size de yazık...
***
Gönderenin İsmi: Mehmet Ali Başaran
Soru: Ülkede kitap ne kadar pahalı biliyorsun. Bir kitabının üzerine 25 ytl
etiket koymuşlar. Öğrenciyim. Kitabını alamadan çıktım
kitabevinden. Bolca küfür
ettim düzene. Sonra düşündüm ve beni çok zorlamışsa da aldım bütün kitaplarını.
(iletişimi de baştan aşağıya kalayladım bu arada.) Çünkü Trabzonluyum. Çünkü bir
söyleşinde okudum; korsanlar bilse
satmazlar kitaplarımı demişsin,
yayınevlerinden doğru dürüst para alamıyorum demişsin. inşallah 800 bin liraya
mal edilen kitabına verdiğim 9 milyondan sana da bir şeyler düşüyordur. Kitap
almak için kanını sattığın doğru
mu?
Bir de Akşam Gazetesi'nin seni bozmayacağını senin ağzından duymaya ihtiyacımız
var. Son olarak derkenar adında bir edebiyat dergisi çıkartıyoruz
(www.derkenar.gen.tr )
Edebiyat üzerine bir söyleşi yapabilir miyiz
seninle.
...
Türk olduğumuz için, öğrenci olduğumuz için, Trabzonlu olduğumuz için ve
hepsinden önemlisi namusumuzla yaşamaya çalıştığımız için köpek gibi eziliyoruz
İstanbulda. Sana güveniyoruz hırçın uşak.
Allaha emanet ol!
Mehmet Ali Başaran'a Cevap:
Benim gençliğim sokaklarda geçti ve bir kaçını hikayelerime taşıdım, çünkü
fazla ezik, fazla sürünen bir portre ortaya çıkartma benim de işime gelmezdi.
Söyledikleriniz doğru. Ayrıca, diğer sorunuza gelince, benim metinlerimi tanıyan
böyle sorular sormaz. Yazılarımın içine girmiş koklamış insanların beni
yeterince tanıdığını düşünüyorum. Derginize gelince, pekala röportaj
yapabiliriz.
Sevgiyle...
***
Gönderenin İsmi: Topaloğlu
Soru: Selam son iki aydır Nihat Genç ismi hep gündemimde, kitaplarını
okuyorum internetten yazılarını okuyorum diğer
yazarların Nihat Genç hakkındaki
yorumlarını okuyorum, hatta ekşi sözlükten bile yorumlara bakıyorum çok garip bir
insansın, çoğu fikrine katılıyorum bazen çok sivri dilii oluyorsun ne Aydın
Doğan'ın köpekliği kalıyor ne Ertuğrul
Özkök'ün şerefsizliği millete sayıyorsun
sövüyorsun, Şerif Hüseyin'in yedi kuşaktan torununu görsem öldürürüm diyorsun vs
vs... Bu kadar satılmış adamın arasında bu kadar şerefsizin arasında çıkıp
bunları söylemeni takdir ediyorum
ve çok merak ediyorum dünyada bu kadar ince
hesaplar yapan her ayrıntıya dikkat eden yahudi lobisi seni fark etmiyor mu?
Senin
bu milletin gözünü açtığını bu millete satılmış köpekleri gösterdiğini bilmiyor mu?
Kısacası
nerden geliyor abi bu heyecan? Sen konuşurken veya yazını okurken canlı
bomba olup Amerikan büyük elçiliğine giresim geliyor... Sen böyle bir misyon
yüklenmişken bu satılmış ülkede hiç bir tepki görmüyomusun kimse yıldırmaya
çalışmıyomu seni kime güveniyosun ya sadece yürek yeterlimidir bunları yapmak
için ?
Topaloğlun'a Cevap:
Sorunuzun ayrıntısına geleyim. Söylediğiniz yerler beni yeterince takip
ediyor, peşime
adam koyuyor, tehdit ediyor, bunların hepsi oldu. Ben bu ülkede
en çok dava açılan yazarlardanım, incelemedim, belki de en çok dava açılan
adamım.
Tehdit, şantaj, yol kesme, bıçak, silah çekilme ve linç edilme gibi her türlü
toplumsal olayı kendi şahsıma dönük yaşadım. Biz yazarız, topluma dönük
konuşuyoruz, sevmeyenler, başkaları dürtecek, kovuşturacak, iftira edecek,
yolumuzu kesecek, bunlar olacak. Tabii ki olacak, duvara konuşmuyoruz. Ama biz
de yolumuza devam edeceğiz.
***
Gönderenin İsmi: Özgür
Soru: . Ermeni soykırım iddiasında bulunanların, bu soykırımla ilgili
verdikleri tarih Türkiye Cumhuriyeti'nin
kuruluşundan önceki tarih. Yani
Osmanlı Devleti'nin var olduğu dönem.
Peki, o dönemin (ortada bir soykırım varsa) sorumluluğu niye Türkiye
Cumhuriyeti'nden isteniyor. Eğer biz Osmanlı devleti isek, o zaman bilelim,
Osmanlı devletinin haklarını uluslararası arenada arayalım değil mi ? Bence biz karlı
çıkarız. Bu arada, benim gözümden kaçan yada bilmediğim başka ayrıntılar varsa
öğrenmek isterim.
Sizin bu konuda ki
düşünceleriniz...?
Yani ortada bir soykırım varsa..Biz Türkiye Cumhuriyetiyiz.. O dönemde
doğmadık..Yok Osmanlının devamı isek...O zaman Osmanlının haklarını aramamız
gerekmez mi dışarıda
Özgür'e
Cevap:
Kardeşim, Osmanlı bizim Osmanlımızdır, bizim tarihimizdir. Bizler ulusal
haysiyetimize sahip çıkmalıyız. Ve ulusal onurumuzu korumalıyız. Bu
topraklar tarihin hiç bir döneminde din yüzünden ırk yüzünden birilerini
katletmedi. İç savaşlarımızın sebebleri "siyasi iktidar" kavgasıdır.
Türkiye'de bugün yaşayan Ermeniler bizim toprağımızın hem asıl hem de asil
insanlarıdır. Ancak dışardaki odaklar ülkemizi zayıflatmak istiyor. Buna müsaade
etmemeliyiz. Ben ulusal onurumuzu kırmaya yönelik bu hareketler karşısında bütün
gençliği uyanık olmaya davet ediyorum.
***
Gönderenin İsmi: Yunuszade
Soru:
ORTALIKTA İTİRAFÇILIK MODA OLMUŞKEN; TERSİNE KÜREK ÇEKENLERİ GÖRMENİN
UTANCI VAR BENDE ŞU DEM... YANLIŞLARIMI YOK SAYMADAN OSURUK RÜZGARINDAN NÜKLEER
ETKİ YARATAN NİHAT GENÇ'E
BAKIP KLASİK KONUŞULANLARI BELİRLEME ÇABASINDAYIM:
YAV BUNLAR NECİDİR? BOŞVER! BU KADAR AKILLI ADAMA BAKTIK; BİRAZDA DELİLERE
KULAK VERELİM; HEM ANLAŞILAN BUNLARIN TAPTIKLARI PUTLARI,
ÜSTATLARI
HOCAEFENDİLERİ BAŞBUĞLARI ÖNCÜ KADROLARI BARONLARI YOK...
Yunuszade'ye Cevap:
Yunus fazlasıyla badireli günlerden geçtik. Geçtiğimiz otuz yıl içinde her
türlü çirkin, pis, kirli
siyasetçi, tarikatçı, ajan, yalan, dolan adamlar işleri
fazlasıyla karıştırdı. Ve karşımıza bir yığın bozuk adamlar çıktı, çıkmaya da
devam edecek. Sen tüm bu bozuklukları teşhis edecek bir yaştaysan sorun yok. Ben
"kandırılmayacak"
kadar okumuş, tartışmış bir genç neslin varolması için
yazıyorum.
***
Gönderenin İsmi: Filhakika
Soru: Selam ve muhabbetle... Milliyetçiliğin bir ölçüsü var mıdır?
Varsa
nedir? Milliyetçilik ile ırkçılık arası ince çizgiyi belirleyen unsur
nedir?.Kişiden kişiye mi değişiyor? Hayırlı akşamlar...
Filhakika'ya Cevap:
Milliyetçiliğin ölçüsü vardır. Türkiye bir tarafta, tetikçi,
susurlukçu,
mafyacı bir milliyetçiliği tanıyor. Diğer yandan varoşların dinî değerlerini
kullanıp bunları holdinglere peşkeş çeken merkez sağ partilerin milliyetçiliğini
biliyor. Ben iki taraftan da değilim. Ben milliyetçi kelimesine de karşıyım.
Ben
vatanseverim. Ama bu büyük yığınlar içinde yüzbinlerce kardeşim var. Onların
içinden ve çok çetin yollardan çıkıp geldim. Onlara diyorum ki, kardeşlerim,
bizler vatanseveriz. Size uydurup söyledikleri "milliyetçilik" ne ülkemize
göre,
ne bize göre. Bırakın!.
Yazılarımı iyice okuyun, bunların eleştirisini göreceksiniz. Ancak, ben
milliyetçiyim diyen yüzlerce samimi, dürüst arkadaşım var, onların ne kadar
büyük fedakarlık içinde nasıl derin yoksulluklar
içinde ülkelerini ve
kendilerini satmadıklarına kendim şahit oldum.
Ama onların kendilerini ifade edecek ideolojik tartışmaları çok zayıf...
Birileri bu temiz çocukları, çok temiz kavramlarla tanıştırmalı. Laf uzun,
nerden gireyim,
şimdilik hepsi bu...
***
Gönderenin İsmi: Kenan oğuz
Soru: Sizleri yayınlarınızı okuyarak takip etmekteyiz. Çaykara-Dernek
Pazarı Kültür ve Yardımlaşma Derneği adına
web sayfası oluşturma çalışmalarımız
devam etmektedir. Söz konusu çalışmalarımıza katkılarınızı bekliyoruz.
Kenan Oğuz'a Cevap:
Çaykara-Dernek Pazarı Kültür Derneği'ne ne gibi yardımlarım olabilir ?
Söyleyin. Bir yazarla muhatap oluyorsunuz. Bu yazara bir sorunuz varsa söyleyin,
yoksa, ne istiyorsunuz, adını koyun...
Yardım edin ne demek ? Ne yapalım, para mı, kitap mı, nedir adı,
söyleyin ?
Birinci bölüm için
tıklayın
İkinci bölüm için
tıklayın
***
www.nihatgenc.com -
www.karakutu.com