Dünyanın gerçek kara delikleri, karanlık bölgeleri, insanlığın emeğini, kazancını çalan 150-200 Amerikan
şirketidir!
Amerika hem iktisadi sisteminin hem de tek, küresel bir imparatorluğa dayalı
siyasal sisteminin doğru, gerçek, kaçınılmaz olduğunu söylüyor! Bu iki çift laf,
dünyanın en büyük yalanı olarak büyük tepkiler
görüyor! Kısa vadede Amerika’nın
askeri gücüne karşı yapabileceklerimiz sınırlı, ama uzun vadede hem askeri hem
de iktisadi olarak bu topraklardan pıllarını pırtlarını alıp kaçmak zorunda
kalacaklar!
Nasıl?
Amerika, kapitalizmden, sömürüden, kölelikten başka alternatif yoktur diyor.
Vardır. Adı da ekonomidir. Ekonomi ile kapitalizmi ayırıyoruz. Çünkü bir
disiplin, bir bilim dalı, bir hayat
döngüsü biçimi olarak ekonomi ile
kapitalizmi sömürü ve yıkım getiren işleyişi farklı şeylerdir.
KATLİAMCI, SAVAŞÇI, YIKICI ŞİRKETLER
Amerika’nın kapitalizm dediği, 150-200 şirketin dünyayı
istilasıdır. Bizim
ekonomi dediğimiz, dünyayı çekip çevirecek, alınterine, titizliğe, ahlaka,
paylaşmaya, helal kazanca dair işleyiştir.
150-200 şirketli bu sistem, dünyanın en büyük hava ve kara gücüyle kendini kabul
ettirmek istiyor. Topyekün bir savaşı göze alarak ve ölümüne bir mücadeleyle
bunun karşısında olacağız!!!
Amerika diyor ki, “İran, Irak, Suriye, Afganistan dünyanın kara delikleridir.”
Hayır. Dünyanın gerçek
kara delikleri, karanlık bölgeleri, insanlığın emeğini,
kazancını çalan bu 150-200 şirkettir. Onların gizli, entrika dolu, zifiri
karanlık işleridir. Onların Firavunlaşmasıdır.
Dünya serveti ve hazinelerini bu 150-200 şirket ele geçirdi.
Bu şirketlerin her
biri, onlarca Afrika ve Ortadoğu devletinden daha zengin! Hepsinde ihtilaller
yapacak, soykırımlar yapacak, iç savaşlar çıkaracak, katliamlar yapacak büyük,
siyasi, gizli kudret ve güç var.
PENTAGON: SİLAHLI ŞİRKET SÖZCÜSÜ
Acilen, bu şirketlerin kurumsal yapılarını sorgulamalı, binlerce yazı
yazmalıyız. Bilimsel makalelerle, ciddi analizlerle, sıkı eleştirilerle bu
şirketlerin üstüne
yürümeliyiz.
Pentagon’un, Beyaz Saray’ın tüm dünyaya ilan ettiği savaşın asıl gerekçesi bu
şirketlerdir. Bize “Başka ekonomi modeli yok, başka özgürlük yok, başka hayat
yok” diyorlar,
“tek model budur, herkes diz çöküp bunu kabul edecek, tüm
insanlık boyun eğecek, benim borum ötecek, benim kurallarım geçecek” diyorlar.
“Şu anda hepinizin evinin yanındayım, kuralları çiğneyenleri çevirip,
sıkıştırıp, öldürerek yok edeceğim” diyorlar!
Halbuki bizim bu topraklarda bin yıldır uyguladığımız bir ekonomik düzen vardır.
Onların sisteminde, bir tek şirket hem turizm yapacak, hem madencilik, hem
su
satacak, hem meşrubat işine girecek, ve aynı insan üçbeş büyük TV.’nin sahibi
olacak... Modelleri bu.
EKONOMİK DÖNGÜ, HAYATİ DENGE
Bizim modelimiz ise şu: Bütün bu işlerin her
birini ayrı ayrı insanlar yapacak.
Bu işler binlerce patrona dağılacak.
Böylece üretim süreçleri insani, doğal, heyecanlı, neşeli, hakiki, bereketli
hale gelecek. Tıpkı bin yıldır Abbasi, Emevi, Osmanlı medeniyetlerinde olduğu
gibi.
Ekonomik güç bir tek adamın elinde toplanınca, siyasi güç de onun eline geçer.
Savaşları da o yönetir. Binlerce insanın ayrı ayrı kendi işine sahip olması
halinde demokrasi işlerlik kazanabilir. Herkesin fikri, oyu,
görüşü, dikkate
alınır, hayat dengeli bir biçimde akar...
İSLAM NE DİYOR?
Bir tek insan kontrol edemeyeceği büyüklükte şirketlerin sahibi niye olur? Neden
olsun? Bir tek insan kontrol edemeyeceği
büyüklükte servetin sahibi niye olur?
Neden olsun? Okumuş, tahsil görmüş, bilgili, genç, enerjik milyonlarca insan
neden uzaklardaki, karanlıktaki bir patronun hizmetinde çalışsın?
Bizim yaşama formülümüz, paranın insanı
boğan, öldüren, çıldırtan bir yaratık
haline gelmesine izin vermez. İslam’ın ekonomi düzeni de budur. Yıllarca faizsiz
bankacılık tartışıldı. Bunlar saçmalıktan başka bir şey değil. Ahlaksız ekonomi
olmaz. Paylaşım esasına
dayanmayan her yöneliş bizi Amerikan köpeği,
kapitalizmin kölesi durumuna düşürür!
Ben bunları uydurmuyorum. Babalarımızın yaptığı işi söylüyorum. Şam’ın şekeri
ağzımızın tadıdır, Arab’ın yüzü bizim
aynadaki yüzümüzdür. Patron olacaksa
ustası olduğu işin patronu olacak, diyorum.
Amerika’nın katliamlarına, canavarlığına direnmek, hakiki Amerikan karşıtlığı bu
ekonomik meseleyi çözebilmekle mümkündür.
Başka da çaremiz yoktur.
Gerçek Hayat'tan alıntılanmıştır.