 |
|  |
97 Yazı (10 Sayfa, 10 yazı/sayfa)
[ 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 ]
|
|
|
Nihat Genç: NİHAT GENÇ: CİHAN DEMİRCİ LEMAN'A İFTİRA ATTI
|
|
Cihan Demirci'nin Medyatava'da yayınlanan açıklaması üzerine Nihat Genç de
bir açıklama
gönderdi. Genç, "Bu arkadaş onur sahibiyse bu iftirayı neden
yaptığını açıklar. Reklam düşkünüyse, bu iftirayı neden yaptığını hiç açıklamaz"
dedi.
CİHAN DEMİRCİ'NİN MEDYA TAVA'DAKİ AÇIKLAMALARINA
CEVABIMDIR
Allah rızası için okuyucular, Medya Tava, birisi bize yardımcı olsun.
Akılalmaz ruh hastalıklarıyla karşı karşıyayız. Benim Cihan Demirci'yle ne işim
olur. Ona hakaret ederek nereye varacağım. Bana ne?
|
|
Nihat Genç: Nihat Genç, Serdar Turgut'un ''Gösteri Maçı'' Teklifini Kabul Etti.
|
|
Nihat Genç'ten Engin Ardıç'a cevap
"Asıl mesele Engin
Ardıç’ın çalıştığım dergiye Saddamcı- Apocu suçlamasında
bulunması ve peşimden bana “yavrum, oğlum” gibi şamar oğlanı üslubuyla
konuşmasıdır. O 53 yaşındaysa ben de 51 yaşındayım. Onun boyu kadar kitap
yazdım. İşim olmaz.
"Üç gün aradan sonra, yazımı yayınlamayan ve telefonlara çıkmayan Serdar Turgut
nihayet beni arayıp bir düello teklif eder gibi “Engin Ardıç bugün senin
aleyhinde yazacak, sen de ona cevap
vermek hakkına sahipsin dedi. Ben tekrar
Akşam’a dönüp Engin Ardıç’a cevap veremeyeceğimi düşündüm. Sonra kendi kendime
“Bunlar benden bir gösteri maçı istiyor, bir rating dertleri var ve benim o
horozcu,
dövüşçü üslubumla polemik yaratmamı bekliyorlar” dedim. Evet, bu
gösteri maçını kabul ediyor ve Akşam’a dönüyorum. Ancak, bu gösteri maçının her
raundu için, Akşamdan 5 milyar istiyorum. Engin Ardıç’ı tekme
tokat döveceğimden
eminim. Ancak kabul edesiniz ki birkaç tokat yeme ihtimalim de var. Ancak bir
indirim de yapabilirim, Engin Ardıç’ın aldığı para neyse bende o paraya Akşam
sütunlarında bu gösteri maçına çıkabilirim.
Onların teklifine benim teklifim
budur. 10 ya da 20 rount, fark etmez. Akşam’da Engin Ardıç’a cevap vermem için
şimdi onlardan cevap bekliyorum.
|
|
Nihat Genç: Nihat Genç, Serdar Turgut'un Hakkındaki Yazısına cevabı
|
|
Yıllar yılı Leman’da yazdınız. Hâlâ yazıyorsunuz. Yakın zamana dek büyük
medyada hiç görünmediniz, röportaj bile vermiyordunuz. Derken Akşam’da yazmaya
başladınız ve birdenbire oradan ayrıldınız. Neden?
Hatırlarsınız ‘Azınlık Raporu’ diye bir şey söz konusuydu.
Kendime göre
düşüncelerim vardı ve Türkiye kaynıyordu. Ve Leman dergisi bana dar geliyordu.
Bir yıldan beri SkyTürk beni istiyordu. Ben de kabul etmiyordum. Azınlık Raporu
tartışması aydınların sinirlerini germişti, en çok da gerilen
bendim.
|
|
Nihat Genç: Akşam'dan ayrıldı. NİHAT GENÇ'İN İSTİFA YAZISI
|
|
Akşam'ın internet sitesinde en çok okunanlar listesinde ilk sırayı alan
Nihat Genç, Engin Ardıç'ın
yazdığı yazı üzerine istifa etti. İşte Genç'in istifa
yazısı..
Pazar sabahı Akşam Gazetesi’ni okurken Engin Ardıç Bey’in köşesinde Leman
Dergisi’yle ilgili düşüncelerine rastladım. Yazısında Leman
Dergisini
Saddamcılıkla, Apoculukla suçluyor. Beni de ‘İşe bakın, bizim Nihat Genç de
orada yazıyor, yani modern milliyetçi – muhafazakar ve punk ülkücü bir yanı da
var…’
Şu anda elim
ayağım titriyor.Söyleyecek laf bulamıyorum. Leman Dergisi’ni de
savunmak istemiyorum. Ne diyeyim şaşkınlıktan korkudan etim benzim soldu, ayakta
duracak halim kalmadı.
Uzun yıllar yazarlığını yapmakta
olduğum ve yine editoryasında bulunduğum Leman
dergisine Apoculuk gibi bir suçlamayı şakadan da olsa kabul etmem mümkün değil,
bu iftirayı yapan bir gazetede çalışmam asla mümkün değil.
Benim metinlerimi bilenler
Engin Ardıç’ın bu asılsız alçakça iftiralarına nasıl
cevap verebileceğimi iyi bilir.Ama iş tartışma yapılmayacak / cevap verilmeyecek
kadar insanlık dışı, utandırıcı .
|
|
Nihat Genç: Etnik kanser hücreleri
|
|
Bu bir Balkan hastalığı mı? Yoksa, Doğu topraklarını sömürmek için uydurulmuş
ve artık bulaşıcı bir hastalık gibi coğrafyaları yiyip
bitiren ve dünyanın
sonunu hazırlayan bir büyük insanlık felaketi mi?
Sınırlarımız etrafındaki etnik hücreleri takip edin. Sırplar, Hırvatlar,
Boşnaklar ve diğerleri yalnız oturuyor artık. Başka dile, dine, başka kültüre
tahammülleri yok. Etnik hücreler kurmuşlar. Etnik hücrelerden küçük devletçikler
yapmışlar. Ve bu atom parçacıkları her an birbirine sürünerek infilak edebilir,
ediyor da..
Kıbrıs’ta Annan referandumu yapıldı.
Kıbrıslı Rumlar yalnız oturmayı seçti.
Karışmak istemiyorlar. Lübnan’da Hristiyanlar. Bir diğer adları Maruniler.
Müslüman mahallerine karışmak, pazarlarını ortaklaştırmak istemiyorlar. Tek
başlarına ve aralarına kimseyi almadan
yaşamak istiyorlar. Şehir savaşlarında
yüzbinlerce kişi öldü. Ermeniler zaten tek ırk esasına göre devlet kurmuşlar.
Gürcistan’ın işi daha bitmedi, şimdiden üç/dört bölgeye bölündüler bile.
İsrail’i anlatmak gereksiz. Onlar
zaten din esasına göre tek dinden insanlar
topluluğu. Şimdi de Kuzey Irak’ta Kürtler aynı kanser hücresi...
|
|
Nihat Genç: Olmadı, Tacettin...
|
|
Olmadı Mehmet kardeşim, olmadı...
Dün bir şok yaşadık. Beklenmedik bir haberle sarsıldık. Arkadaşımız Mehmet
Tacettin trafik kazasıyla... Ölüm haberi. Ne bu... SKY TÜRK'te henüz bir yılı doldurmadım. Her hafta uçakla gidip geliyorum. Koridorda karşılaşıyor... Merhaba. Bazen toplantı odasında... Beş/on dakika laflıyorsun... Çay içiyoruz. Bazen SKY
TÜRK'ün kapı kenarında, aralıkta, kaldırım kenarı gibi yere çömelip... Sigara... Kaç haftadır orada çömeliyor çayımızı içiyoruz. Havaalanına araba bekliyorum. Tacettin'e rastlıyorum. Program öncesi sağdan soldan...
'Bu iş kesmiyor,
yaptığım işi beğenmiyorum, başka şeyler eklemeliyim programa, sokaktan haber yapmalıyım, şuraya da gitmeliyim, stüdyoya oturmak sıkıyor... Şunu mu yapsak yoksa... Dur şu tatil bitip geleyim, kafamda başka şeyler var...'
|
|
Nihat Genç: EDEBİYATA GİRİŞ DERSLERİ
|
|
Konu : Cyrano!
Yüzyıl önce tarihler, 1900’ü dönerken, Fransa’nın en meşhur adamı
Cyrano de
Bergerac’ın yazarı, Edmond Rostand idi. Aynı yıllarda Fransa’da Dreyfus davası
sürüyordu. Ama edebiyatçılar, gazeteler, halk, Rostand’ı konuşuyor. Yediği,
içtiği, giyindiği, söylediği herşey halkın
ağzında. Cyrano de Bergerac yeni
sahnelenmişti. Dünya edebiyatı sanki romantizmi yeni keşfediyordu, bu denli naif
ve bu denli kutsal imgeler, kılıç, şiir, aşkı bu denli sarhoş edici şekilde
hiçbir yazar biraraya getirememişti.
Oyun hızla başka dillere çevrildi. Uzak
ülkelere kumpanyalar. Hatta İstanbul’a dahi geldi, ancak, oyunun kahramanının
uzun burnu, Abdülhamit’in burnunu andırıyordu, izin verilmedi!
Cyrano, Don
Kişot, Hamlet, Raskolnikov gibi dünya edebiyat tarihinin
“hazret”lerinden. Aşk mektubunun üstündeki gözyaşlarını, seni yazmak ne zor
Cyrano! Aldığın yaraları taşıyor hâlâ yazarlar. Nükte, alay, şiir, kılıç,
düello,
yoksulluk, gurur ve aşk. Bunlar için, bütün coğrafyalarda paranın,
şöhretin saltanatına karşı hâlâ senin tiradların okunuyor Cyrano: “İstemem eksik
olsun!”
Onbinlerce kez sahnelendi. Ancak, Fransız
halkının bu oyuna düşkünlüğü çok
zaman sonra alaya dahi alındı. Nerdeyse bizim “Malkoçoğlu” filmlerine döndü.
|
|
Nihat Genç: Batı uygarlığı tekrar yükselmeyecek
|
|
Batı uygarlığı tekrar yıkılıyor. Rönesansla başlayan ve edebiyattan fen
bilimlerine, siyasetten felsefeye, dünyaya beşyüzyıldır yön veren ve bugünkü
dünya kurumlarını inşa eden batı uygarlığı yine ıstıraplar içinde!
Batı uygarlığı, I. ve II. Dünya Savaşı'yla yıkılma tehlikesi geçirdi. Ayrıca,
son iki yüzyılda, kendi içinden hortlayan soykırımcılığı ve kendi mezhep kardeş
kavgası kendi ırkçı ayrımcılığı ve kendi emperyalist sömürgeciliğiyle büyük
badireler atlattı.
|
|
Nihat Genç: EY İRAN ZENGİN VE GÜZEL ÜLKE
|
|
İran’a adım attığımız gün Edward Said’in öldüğünü duyduk. Edward Said hem
Filistin’in vicdanıydı, hem aydınların. Hocamızdı. Hristiyan bir aileden gelen
Edward Said, Şarkiyatçılık (oryantalizm) kitabı ve birçok eseriyle gözlerimizi
açtı. Doğu topraklarının bu güzel evladını saygıyla yadedelim.
Hayatımda kazandığım ilk fazladan paraları Suriye ve İran gezilerine harcadım,
sizler beni okumasaydınız, para biriktiremeyecek, İran’a gidemeyecektim,
yıllardır beni bağrına basan okuyucularıma teşekkür ediyorum. Çocukluğumdan beri
rüyamdı, ilk gideceğim dünya ülkesi ya Şiraz olacaktı ya İsfahan!
Tüm divan edebiyatımızı derinden etkilemiş Hafız, Şiraz’da yatıyor, Yahya
Kemal’in ”Hafız’ın kabrinde her sabah bir gül açar” dediği, Hafız’ın
kabrini ziyaret yine mümkün olmadı, ama tekrar gideceğiz. Bir şiirinde, “bu
gece hikayeyi sabah dek uzatın” diyen Hafız’ın sözüne uyup, bu hikayeyi
sabaha dek uzatacağız.
|
|
Nihat Genç: İnsanlık zor günlerde
|
|
Londra metrosundaki patlamalardan sonra Blair'in İngiliz polisine 'vur emri'
vermesi güvenlik sorunundan çok öte anlamlar
taşıyor.
Savaştan önce Birleşmiş Milletleri devre dışı bırakan Blair, şimdi 'hukuk
düzenini' şehir güvenliği adına iptal ediyor.
Bu basit bir güvenlik olayı değil. İnsanlık çok zor günler yaşıyor. Sıradan bir
polisiye
tedbir hiç değil. Batı uygarlığının birkaç manyak tarafından
bitirilmekte olduğunu gösteriyor.
Bu vur emri, engizisyon günlerinde dahi yoktu, bu vur emri, Fransız İhtilali,
seçim, anayasasının, hayata geçirilmesi ya da Ümit
Burnu'nun keşfi kadar derin
bir tarihi noktadır.
Bu vur emri, arkasında büyük, siyasi, sosyal, hukuki sarsıntılar bırakacak ve
bir uygarlık artık kökünden tartışılacak.
|
97 Yazı (10 Sayfa, 10 yazı/sayfa)
[ 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 ]
|
|
|  |
|
Son Kitabı

|
|
|